Sunteți pe pagina 1din 16

HAKSES

ROMANYA TÜRK DEMOKR AT BİRLİĞİ YAYIN ORGANIDIR


PERIODIC BILINGV AL UNIUNII DEMOCRATE TURCE DIN ROMÂNIA EDITAT CU SPRIJINUL DEPARTAMENTULUI PENTRU RELAŢII INTERETNICE

adresa: telefon: 0241/550.903


Constanţa - România fax: 0341/4 40. 274
str. Crişanei, nr. 4 4 web: w w w.rdtb.ro
cod 900573 e-mail: office@rdtb.ro

facebook.com/UniuneaTurca
CONDUCEREA U.D.T.R. Cuprins
Comitetul Director Editorial ........................................................................................................................... 3
Preşedinte: ...................................... OSMAN FEDBI
Romen-Türk üst düzey askeri diyaloğu............................................................................ 4
Prim-vicepreşedinte: ...................... IUSEIN GEMAL
Secretar General: . .......................... IBRAIM ERVIN Dialog militar la nivel înalt româno-turc.......................................................................... 5
Deputat: .......................................... IBRAM IUSEIN
Investiţii TIKA în judeţul Constanţa................................................................................ 6
Vicepreşedinţi:
HUSEIN CADIR .................................... – Preşedinte Organizaţia Judeţeană Constanţa
TİKA’dan Mecidiye deki hastaneye donanım desteği...................................................... 7
IAŞAR ENVER . ................................................................................. – Filiala Constanţa O nouă lege votată de Parlament în sprijinul angajaţilor şi elevilor musulmani............... 7
OMER NAZIF . ................................................................................... – Filiala Constanţa
BORMAMBET VILDAN . .................................................... – Preşedinte Filiala Medgidia Sedep Öğretmen Akademisi “Diksiyon Ve Güzel Konuşma” Kursu............................... 8
RAIM NAIM . ....................................................................... – Preşedinte Filiala Cobadin
GAVAZOGLU RIZA . ......................................................................... – Filiala Techirghiol Academia pentru profesori Sedep cursul „Dicţie şi vorbire frumoasa” ........................... 9
OSMAN ZIA ....................................................................... – Preşedinte Filiala Băneasa
12 Mart Istiklâl Marşının Kabulü................................................................................... 10
MOLOGANI ACCAN .......................................................... – Preşedinte Filiala Babadag
MEMET REDVAN ............................................................... – Preşedinte Filiala Hârşova Miraç Kandili...................................................................................................................11
MUSA CAIDAR ............................................................... – Preşedinte Filiala Cernavodă
ŞEMSI TURHAN . ............................................................. – Preşedinte Filiala Bucureşti Reprezentanţi ai organizaţiei Hisarturism în vizită la UDTR........................................ 12

Preşedinte de onoare: ASAN MURAT Romanya Demokrat Türk Birliği’ne Hisarturism Ziyareti............................................. 12

Consiliul Naţional Analiza tehnică a dansului folcloric turcesc .................................................................. 13

Comitetul Director împreună cu următorii preşedinţi de filiale: Mărţişorul - un simbol şi o tradiţie vie în cultura românească....................................... 15
RUSTEM SEVIM......... – Preşedinte Filiala Brăila SULIMAN ILMI...... – Preşedinte Filiala Mangalia Martişor - Romen alanında bir sembol ve yaşayan bir gelenek.......................................17
SULMAN EMIN......... – Preşedinte Filiala Carvăn TALIP LEMAN . ......... – Preşedinte Filiala Măcin
MEMET ŞUCRI.........– Preşedinte Filiala Castelu BORMAMBET VILDAN . ...... – Preşedinte Filiala Baharın gelişi ve gelenekler, görenekler......................................................................... 19
CERCHEZ BIRSEN.. – Preşedinte Filiala Călăraşi Medgidia
BARI MUSELIM.... – Preşedinte Filiala Cumpăna MENSEIT ERGEAN...............– Preşedinte Filiala Ziua Renaşterii, Păcii şi a Prieteniei............................................................................... 20
Techirghiol
AZIS AZIS............. – Preşedinte Filiala Dobromir
SALIM LEVENT........... – Preşedinte Filiala Tuzla Yemek Tarifleri .............................................................................................................. 24
OMER AIDIN ............ – Preşedinte Filiala Eforie
CURTI ŞAIP . – Preşedinte Filiala Valu lui Traian
OSMAN SULIMAN ... – Preşedinte Filiala Făurei FEMI SUAT............– Preşedinte Filiala Amzacea Çocuk Sayfası ................................................................................................................ 26
MEMET SEBATIN . .............. – Preşedinte Filiala HALIL NAZMIE..... – Preşedinte Filiala Adamclisi
Fântâna Mare MUSTAFA BEZAT......... – Preşedinte Filiala Lazu
ABDULA GHIULTEN.. – Preşedinte Filiala Galaţi ALIŞ CHEMAL........... – Preşedinte Filiala Ostrov
OMER MEMNUNE.. – Preşedinte Filiala Isaccea AHMET ENGUR.. – Preşedinte Filiala Ada Kaleh

Preşedinţii Comisiilor de Specialitate COLECTIVUL REDACŢIONAL Adresa de corespondenţă: DIRECTOR


str. Crişanei nr. 44, etaj 2 OSMAN FEDBI
Învăţământ ....................................... – BORMAMBET VILDAN Redactor șef-adjunct:
Constanţa – telefon: 0241-550903
Religie ......................................................... – IBRAIM TEMUR Panaitescu Nilgün
– fax: 0341-440265
Redactor-şef
Secretar de redacţie: 900573 IBRAIM ERVIN
Cultură .................................................. – TÜRKOĞLU SERIN – e-mail: hakses@rdtb.ro
Femei ............................................................... – ISMAIL FILIZ Accoium Evrens publicaţia on-line: hakses.turc.ro
Tineret ........................................................ – OSMAN HARUN Redactori: Tehnoredactare computerizată în sediul U.D.T.R.
Financiar .......................................... – DRAGOMIR NICUŞOR Osman Melek, Türkoğlu Serin, grafica: Fârtat Cicero

Cenzori . ................................................... – ACCOIUM DURIE Ibraim Nurgean,


Juridic................................................. – ABDURAMAN MERIC Musledin Firdes,
Administrator................................................... – ACCOIUM ALI Sorina Asan, Amet Melec I.S.S.N. 1224-4694
3 pagina
sayfa
• Martie – Mart •

8 Mart Dünya
Kadınlar Günü
8 Mart Dünya Kadınlar Günü, tüm dünya emekçi kadınlarının kutladığı uluslararası bir gündür.8 Mart
1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle
bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi,
arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda
çoğu kadın 129 işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 100 bini aşkın kişi katıldı.
26 – 27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka'nın Kopenhag kentinde kendinde, 8 Mart 1857 tarihindeki
tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart'ın “Internationaler Frauentag” (International
Deşteaptă-te, române, din somnul cel de moarte, Women's Day – Dünya Kadınlar Günü) olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi. İlk
În care te-adânciră barbarii de tirani – Kahraman Ordumuza – yıllarda belli bir tarih saptanmamıştı ve değişen tarihlerde fakat her zaman ilkbaharda anılıyordu. Tarihin
8 Mart olarak saptanışı 1921'de Moskova'da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı'nda ger-
Acum ori niciodată croieşte-ţi altă soarte, çekleşti. Birinci ve İkinci Dünya Savaşı yılları arasında bazı ülkelerde anılması yasaklanan Dünya Kadınlar
La care să se-nchine şi cruzii tăi duşmani. Günü, 1960'lı yılların sonunda Amerika Birleşik Devletleri'nde de anmaya başlanmasıyla daha güçlü bir
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak,
şekilde gündeme geldi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart'ın “Dünya Kadınlar
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. Günü” olarak anılmasını kabul etti. Birleşmiş Milletler'in sitesinde günün tarihine ilişkin bölümde, kutlamanın
Acum ori niciodată să dăm dovezi în lume
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; New York'ta ölen işçilerin anısına yapıldığı yazılmamıştır.
Că-n aste mâni mai curge un sânge de roman,
O benimdir, o benim milletimindir ancak! Dünya Kadınlar Günü tum hanımlar için kutlu olsun!
Şi că-n a noastre piepturi păstrăm cu fală-un nume
Triumfător în lupte, un nume de Traian. Ervin İbraim
Çatma, kurban olayım, çehreni, ey nazlı hilâl!
Kahraman ırkıma bir gül, ne bu şiddet, bu celâl?
Priviţi, măreţe umbre, Mihai, Ştefan, Corvine,
Româna naţiune, ai voştri strănepoţi, Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl

Cu braţele armate, cu focul vostru-n vine, Hakkıdır Hakka tapan milletimin istiklâl…

DIN ACŢIUNILE UNIUNII


„Viaţă-n libertate ori moarte” strigă toţi.
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Pre voi vă nimiciră a pizmei răutate Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl!..
Şi oarba neunire la Milcov şi Carpaţi Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl!..
Dar noi, pătrunşi la suflet de sfânta libertate, Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet
Jurăm că vom da mâna, să fim pururea fraţi. Hakkıdır Hakka tapan milletimin istiklâl!

Andrei Mehmet Akif


MUREŞANU ERSOY
• Martie – Mart •
pagina
sayfa 4 5 pagina
sayfa
• Martie – Mart •

Romen-Türk üst düzey askeri Dialog militar la nivel înalt


diyaloğu româno-turc
T ürk Deniz Kuvvetleri Genelkurmay Komutanı Amiral Adnan Özbal, 9-11 Mart tarihlerinde Romanya'ya resmi bir ziya-
rette bulundu. Adnan Özbal'ın Romanya ziyareti, iki devlet arasındaki Stratejik Ortaklık içindeki Romen-Türk askeri
işbirliği programının bir parçasıydı. 10 Mart tarihinde Türk yetkilisi Milli Savunma Bakanı Nicolae Ciucă tarafından kabul
C omandantul Statului Major al Forţelor Navale Turce, amiralul Adnan Özbal, a efectuat o vizită oficială în România
în perioada, 9-11 martie. Vizita amiralului Adnan Özbal în România s-a înscris în cadrul programului de cooperare
militară româno-turcă, din cadrul Parteneriatului Strategic dintre cele două state.
edildi. Görüşmelerde Rumen-Türk savunma alanında işbirliğinin gelişimi üzerinde duruldu. Karadeniz'in güvenliği de În data de 10 martie, oficialul turc a fost primit de ministrul
görüşmeler sırasında analiz edilen önemli bir konuydu ve Romanya ile Türkiye arasındaki askeri işbirliğinin güçlendiril- Apărării Naţionale, Nicolae Ciucă. Discuţiile au vizat evoluţia co-
mesiyle desteklenebilecek bir hedef olan bu bölgenin operării româno-turce în domeniul apărării atât în context regio-
istikrarı için en iyi önlemlerin alınmasının önemli olduğu- nal, precum şi în cadrul Alianţei Nord-Atlantice. Securitatea Mării
nun altını çizdi. Bakan Ciucă, Milli Savunma Bakanlığı Negre a reprezentat de asemenea, un subiect important analizat
basın açıklamasına göre “Karadeniz sınırındaki ülkelerin pe parcursul convorbirilor, fiind subliniat faptul că este importantă
uyumu çok önemlidir ve bölgedeki tüm ülkelerin böl- adoptarea celor mai bune măsuri pentru stabilitatea acestei regiuni,
gede NATO desteği sağlamak için birlikte çalışmaları obiectiv care poate fi susţinut prin consolidarea cooperării militare
gerekmektedir.” dintre România şi Turcia. „Coeziunea ţărilor riverane Mării Negre
Türk Deniz Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı Amiral este esenţială şi este necesar ca toate ţările din zonă să colaboreze
Adnan Özbal, Savunma Genelkurmay Başkanı Korgene- pentru a asigura cu sprijinul NATO securitatea în regiune”, a declarat
ral Daniel Petrescu ile de bir araya geldi. İki yetkili toplantı ministrul Nicolae Ciucă, potrivit unui comunicat de presă al Minis-
sırasında, iyi ikili askeri ilişkilerin NATO Daimi Mayın Dövüş terului Apărării Naţionale.
Grubu no. 2 Ocak (SNMCMG 2), Ocak 2020'de Romanya Comandantul Statului Major al Forţelor Navale Turce, amiralul
Deniz Kuvvetleri tarafından altı ay boyunca ve çokuluslu Adnan Özbal, a avut o întrevedere şi cu Şeful Statului Major al Apă-
NATO tatbikatları sırasında devralındı. Ayrıca, hidrografik rării, general locotenent Daniel Petrescu. Cei doi oficiali au subliniat,
alandaki işbirliği de takdir edildi. pe timpul întrevederii, că bunele relaţii bilaterale militare sunt evi-
Romanya ve Türkiye arasındaki ikili askeri işbirliği son denţiate şi în cadrul Grupării NATO Permanente de Luptă Contra Mi-
yıllarda, özellikle denizdeki ortak eğitim faaliyetleri ile, nelor nr. 2 (SNMCMG 2), a cărei comandă a fost preluată de Forţele
fakat aynı zamanda askeri askeri eğitim alanında, “Kös- Navale Române în ianuarie 2020, pentru o perioadă de şase luni şi
tence Mircea cel Bătrân” Deniz Akademisi ve İstanbul în timpul exerciţiilor multinaţionale şi NATO. De asemenea, a fost apreciată şi colaborarea în domeniul hidrografic.
“Piri Reis” arasında öğrenci değişimi yoluyla gelişmiştir. Cooperarea militară bilaterală dintre România şi Turcia s-a dezvoltat în ultimii ani în special prin intermediul ac-
İki deniz kuvvetinin temsilcileri arasındaki üst düzey tivităţilor comune de instruire desfăşurate pe mare, dar şi în domeniul învăţământului militar de marină, prin schimbul
askeri diyaloğu, Müttefik bağlamında Karadeniz bölgesi- de studenţi între Academia Navală „Mircea cel Bătrân” din Constanţa şi „Piri Reis” din Istanbul.
nin stratejik profili ve Karadeniz'de özel olarak hazırlanmış Dialogul militar la nivel înalt dintre reprezentanţii celor două forţe navale, amiralului Adnan Özbal, comandantul
NATO'nun tartışmalarıyla devam etti. Forţelor Navale ale Republicii Turcia şi viceamiralul Alexandru Mîrşu, şeful Statului Major al Forţelor Navale Române
Romanya Deniz Kuvvetleri'nin bir basın açıklama- a continuat cu discuţii referitoare la profilul strategic al regiunii Mării Negre în context Aliat, precum şi la prezenţa
sında gösterildiği gibi, “Romanya ile Türkiye Cumhuriyeti adaptată înaintată a NATO (Tailored Forward Presence) în Marea Neagră. Aşa cum se arată într-un comunicat de
arasında 2011 yılında imzalanan Stratejik Ortaklık marjın- presă al Forţelor Navale Române, „în marja Parteneriatului Strategic dintre România şi Republica Turcia semnat în
da, askeri deniz alanındaki Römen-Türk ikili işbirliği, katı- anul 2011, cooperararea bilaterală româno-turcă în domeniul naval militar a
lımlar gibi sayısız eğitim faaliyetleri ile gerçekleştirildi, çok fost materializată prin numeroase activităţi de instruire, precum participări ale
uluslu tatbikatlarda (“Deniz Kalkanı”, “Nusret” ve “Mavi navelor militare româneşti şi turceşti la exerciţii multinaţionale („Sea Shield”,
Balina”) Rumen ve Türk askeri gemilerinin, saadece Kuzey „Nusret” şi „Mavi Balina”), prin desfăşurarea de misiuni NATO în Marea Neagră
Atlantik İttifakı bayrağı altında değil, aynı zamanda deniz şi Marea Mediterana, sub stindardul Alianţei Nord-Atlantice, dar şi prin proiecte
eğitimi alanında, iki deniz kuvvetinin insan kaynağının educaţionale în domeniului învăţământului de Marină, pentru dezvoltarea
profesyonelliğinin gelişmesinde ilerleme gösterildi.“ profesionalismului resursei umane din cele două forţe navale.”
Amiral Adnan Özbal, Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçi- Amiralul Adnan Özbal a avut o întrevedere şi cu ambasadorul Republi-
si Füsun Aramaz ile de bir araya geldi. Ayrıca Türk yetkilisi cii Turcia la Bucureşti, Füsun Aramaz. Tot la Bucureşti, oficialul turc a depus o
Bükreş'teki Türk Şehitliğinde çelenk töreni gerçekleştirdi coroană de flori şi a păstrat un moment de reculegere la Cimitirul Eroilor Turci.
ve saygı duruşunda bulundu. Comandantul Statului Major al Forţelor Navale Turce, amiralul Adnan
Türk Deniz Kuvvetleri Genelkurmay Komutanı Amiral Adnan Özbal, Romanya Deniz Kuvvetleri Genelkurmay Baş- Özbal, a vizitat România, la invitaţia Şefului Statului Major al Forţelor Navale
kanı Şef Amiral Dr. Alexandru Mîrşu'nun davetiyle Romanya'yı ziyaret etti. Române, viceamiral dr. Alexandru Mîrşu.

Nurcan İbraim Sorina Asan


• Martie – Mart •
pagina
sayfa 6 7 pagina
sayfa
• Martie – Mart •

Investiţii TIKA în judeţul TİKA'dan Mecidiye deki


Constanţa hastaneye donanım desteği
A genţia de Cooperare şi Coordonare Turcă (TIKA) continuă seria investiţiilor în judeţul Constanţa prin două noi
proiecte derulate la Constanţa şi Medgidia. Astfel, la începutul lunii martie, edilul municipiului Medgidia, Valentin
Vrabie şi coordonatorul Biroului TIKA Bucureşti, Yasemin Melez Biçer, au semnat un protocol care are ca obiect stabilirea
T ürk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından daha
önce yenilenen Romanya Mecidiye Hastanesi poliklinik bölümünün
modern ekipmanlar ile donatımı konusunda 6 mart 2020 tarihinde iş
procedurilor care urmează a fi aplicate în vederea implementării proiectului, „Furnizare echipamente medicale şi birliği protokolü imzalandı.
dotări necesare Policlinicii Spitalului Municipal Medgidia”. Proiectul presupune furnizarea de echipamente de ultimă Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından
generaţie, necesare desfăşurării unor servicii medicale calitative, precum: computer tomograf, RMN, linie endosco- daha önce yenilenen Romanya Mecidiye Hastanesi poliklinik bölü-
pie-colonoscopie, doppler vascular, electromiograf, electroencefalofraf, ecograf cardiovascular. münün modern ekipmanlar ile donatımı konusunda iş birliği protokolü
Protocolul a fost semnat în prezenţa ambasadorului Republicii imzalandı.
Turcia în Romînia, E.S. Füsun Aramaz. „Înainte de toate, doresc să îmi Sultan Abdülmecid'in fermanı ile kurulan, Romanya'nın Kösten-
exprim bucuria că mă aflu astăzi la Medgidia, pentru a participa la ce iline bağlı Mecidiye ilçesinde bulunan ve çevresindeki yerleşim
ceremonia de semnare a acestui protocol. Medgidia este o locali- yerlerinde yaşayan yaklaşık 150 bin kişiye sağlık hizmeti veren Mecidiye Hastanesi poliklinik bölümünün modern tıbbi
tate pe care am vizitat-o atât în calitate de consul al Consulatului ekipmanlarla donatımı için TİKA, Mecidiye Belediyesi ve hastane arasında protokol düzenlendi.
General de la Constanţa, cât şi în calitate de ambasador al Republicii
Mecidiye Hastanesi'ndeki imza törenine Türkiye'nin Bükreş Büyükelçisi Füsun Aramaz, Mecidiye Belediye Başkanı
Turcia la Bucureşti acum. De fiecare dată când am vizitat Medgidia
Valentin Vrabie, TİKA Romanya Koordinatörü Yasemin Melez Biçer, Türkiye'nin Köstence Başkonsolosluğu yetkilileri sayın
am făcut-o cu cel mai mare drag. Este o localitate care, pe lângă
Hasan Akdoğan, hastane yönetimi ve bölgede yaşayan soydaşlar katıldı.
faptul că găzduieşte o numeroasă comunitate turco-tătară, se înca-
Romanya Demokrat Türk Birliğin tarafında Eğitim Komisyon Başkanı Vildan Bormambet katıldılar.
drează foarte bine în modelul interetnic dobrogean. Mă folosesc de
această ocazie pentru a transmite încă o dată mulţumirile mele către Büyükelçi Aramaz, imza töreninde yaptığı konuşmada, “Mecidiye Hastanesi polikliniğinin tüm bölgedeki soydaşla-
autorităţile române pentru faptul că, respectând principiile acestui rımıza ve Rumen dostlarımıza en iyi şekilde hizmet vermesi bizim için de bir gurur ve sevinç kaynağı olacaktır.” diyerek,
model, Dobrogea, întotdeauna au fost extrem de flexibile în ceea ce bu projenin Türk-Rumen dostluğunun ve dayanışmasının en güzel örneklerinden biri olduğunu ifade etti.
priveşte minorităţile, conaţionalii noştri turci şi tătari, permiţându-le să İmzalanan protokolle hastaneye MR, bilgisayarlı tomografi, X-ray cihazı, 3 ultrason cihazı ve endoskopi-kolonoskopi
îşi promoveze valorile, să îşi vorbească limba maternă şi să îşi îndepli- cihazları TİKA tarafından sağlanacak.
nească tradiţiile” a declarat Excelenţa Sa, doamna Füsun Aramaz, 1965 yılında faaliyete geçen Mecidiye Hastanesi, 45 yıllık hizmet süresince hiçbir tadilat ve bakım çalışmasının
ambasador al Republicii Turcia la Bucureşti. yapılmaması üzerine 2015 yılında Romanya Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan denetimler sonucunda mevzuata uygun
După semnarea protocolului, primarul Valentin Vrabie le-a mul- olmadığı gerekçesi ile kapatılmış, ihtiyaç duyulan modernizasyonun sağlanması için hastaneye 2 yıllık süre tanınmıştı.
ţumit reprezentantelor Republicii Turcia în România pentru investiţiile Atıl halde bulunan Mecidiye Hastanesi poliklinik bölümünün, TİKA tarafından başlatılan yenileme çalışmaları
Agenţiei de Cooperare şi Coordonare Turcă (TIKA) de la Medgidia. geçen yıl tamamlanmıştı.
„Mulţumesc Republicii Turcia pentru finanţarea celor două proiecte Nurcan İbraim
atât de importante pentru sectorul sanitar din municipiul Medgidia!

O nouă lege votată de Parlament


Reabilitarea şi dotarea ambulatoriului Medgidia cu aparatură medi-
cală ultraperformantă vin de fapt în întâmpinarea nevoilor cetăţenilor
din centrul Dobrogei, având în vedere faptul că această unitate me-

în sprijinul angajaţilor şi
dicală deserveşte peste un sfert din populaţia judeţului Constanţa”
a declarat edilul Valentin Vrabie.
La semnarea noului protocol de colaborare dintre TIKA şi Primăria
Medgidia a participat şi preşedinta filialei UDTR din localitate, prof. Vildan Bormambet.
În data de 6 martie, Agenţia de Cooperare şi Coordonare Turcă (TIKA) a semnat un protocol de colaborare cu
elevilor musulmani
P
Direcţia Generală de Asistenţă Socială şi Protecţia Copilului Constanţa pentru reabilitarea şi dotarea cu mobilier nou arlamentul a votat în unanimitate în procedură de urgenţă în data de 10 martie, propunerea legislativă pentru
a Complexului de Servicii pentru Protecţia în Regim de Urgenţă a Copilului, a Cuplului Mamă-Copil şi a Victimelor completarea articolului 139 din Legea nr.53/2003-Codul Muncii şi articolului 361 din Legea nr.1/2011 a educaţiei
Violenţei în Familie. Parteneriatul a fost semnat de secretarul general al judeţului Constanţa, Mariana Belu, directorul naţionale. Articolul I al Legii prevede ca „După alineatul 1 al articolului 139 din Legea nr. 53/2003-Codul Muncii, re-
general al DGASPC Constanţa, Petre Dinică şi coordonatorul Biroului TIKA Bucureşti, Yasemin Melez Bicer. Potrivit par- publicată în Monitorul Oficial al României, Partea I, nr.345 din 18 mai 2011, cu modificările şi completările ulterioare, se
teneriatului, lucrările vor începe, la data de 9 martie 2020, iar pe toată perioada derulării acestora, beneficiarii (două introduc două noi alineate, alin. (1') si alineatul (12)”. Potrivit primului alineat, „ Zilele de sărbătoare religioasă creştină
mame împreună cu doi bebeluşi – beneficiari ai serviciilor oferite de Modulul Mamă-Copil şi alţi 12 copii – beneficiari în care nu se lucrează conform alineatului (1) şi care se serbează, în date diferite, în funcţie de cult, repectiv Vinerea
ai Centrului de Primire a Copilului în Regim de Urgenţă) vor fi mutaţi în alte centre aparţinând DGASPC Constanţa. În Mare-ultima zi de vineri înaintea Paştelui, prima şi a doua zi de Paşti, prima şi a doua zi de Rusalii se acordă fiecărui
baza protocolului de colaborare TIKA va finanţa lucrări de reparaţii, de recompartimentare a Complexului şi moder- salariat conform propriului cult.” Conform următorului alineat, „ În cazul în care angajatorul oferă zilele de sărbătoa-
nizare. De asemenea, centrul va fi dotat cu mobilier nou. re legală prevăzute la alin. (1), respectiv (1'), una din zilele libere de sărbătoare religioasă creştină dar a două culte
Sorina Asan diferite şi care se dubleză, se recuperează conform unui program stabilit de angajator.”
• Martie – Mart •
pagina
sayfa 8 9 pagina
sayfa
• Martie – Mart •

Articolul II al prezentei legi, prevede ca: „ După alineatul (6) al articolului 361 din Legea nr.1/2011 a educaţiei
naţionale, publicată în Monitorul Oficial al României, Partea I, nr.18/2011, cu modificările şi completările ulterioare,
se introduce un nou alineat, alin. (7), cu următorul cuprins: (7) Prevederile art.139 din Legea 53/2003 Codul Muncii,
republicată, referitoare la sărbătorile legale libere şi la modul de stabilire a acestora se aplică întregului personal din
învăţământ, respectiv beneficiarilor direcţi ai educaţiei şi formării profesionale.” Prin urmare, de prevederile legii vor
beneficia nu numai cadrele didactice ci şi elevii musulmani.
Legea a fost adoptată de Parlamentul României, cu respectarea prevederilor art.75 şi ale art.76 alin (1) din
Constituţia României republicată.
Potrivit declaraţiei deputatului Iusein Ibram, în expunerea de motive a pro-
iectului legislativ se arată că:” iniţiativa legislativă propune aşadar ca ministerele
de resort şi instituţiile de învăţământ la stabilirea zilelor libere să ţină cont atât de
diferenţa dintre datele la care cultele creştine sărbătoresc Paştele cât şi de sărbă-

ACADEMIA PENTRU PROFESORI


torile religioase ale altor religii recunoscute în România, potrivit Legii nr.489/2006.
Astfel, va fi creat cadrul legal propice pentru ca toate cadrele didactice şi ne-
didactice din unităţile de învăţământ şi toţi elevii/studenţii să beneficieze de zile
libere pentru a se bucura de sărbătorile religioase proprii.”
Noua lege votată de Parlamentul României la începutul lunii martie vine să SEDEP CURSUL „DICŢIE ŞI
VORBIRE FRUMOASA”
întărească climatul de respect pe care îl asigură populaţia majoritară credincio-
şilor altor culte religioase printre care se numără şi musulmanii.

Sorina Asan
În cadrul Academiei pentru profesori SEDEP, a avut loc cursul de “Dicţie şi vorbire
frumoasă”, la care a participat şi un grup de cadre didactice din România / Constanţa.

SEDEP ÖĞRETMEN AKADEMİSİ Grupul de profesori a fost coordonat de către inspector de specialitate din cadrul Inspec-
toratului Şcolar Judeţean din Constanţa, d-na İcbal Anefi.

“DİKSİYON VE GÜZEL
Cursul s-a desfăşurat la Centrul de învăţământ public Selçuklu în perioada 01.03.2020-
06.03.2020 şi au participat 20 de profesori din Konya.
Grupul de profesori invitaţi în cadrul programului au efectuat şi o serie de vizite de

KONUŞMA” KURSU protocol: Primarul Selçuk, Ahmet Pekyatırmacı, Inspectoratul Şcolar Judeţean Selçuklu
Seyit Ali Büyük, Inspectoratul Şcolar Zonal Selçuk, Turan Kayacılar. Profesorii invitaţi au avut
ocazia să ne cunoască sistemul de învăţământ cât şi profesorii turci. Pe parcursul vizitelor,
SEDEP Kapsamında uluslararası etkinliklerden birisi daha
s-a afirmat că astfel de programe vor contribui pozitiv la întărirea legăturilor dintre cele
tamamlandı. Öğretmen Akademisi çerçevesinde 01.03.2020-
două popoare.
06.03.2020 tarihleri arasında Selçuklu Halk Eğitim Merkezi
hizmet binasında açılan ve ilçemizden 20 öğretmenimizin În afara vizitelor oficiale şi de lucru echipa de profesori a descoperit şi punctele de
de yer aldığı “Diksiyon ve Güzel Konuşma” kursuna Roman- atracţie istorice, turistice şi culinare din zona Konya: Parcul de educaţie a traficului, Biblio-
ya/Köstence İl Mili Eğitim Müdür Yardımcısı İcbal Anefi ve 5 teca pentru copii a municipiului Selçuklu, Atelierul de artă şi design al municipiului Selçuklu
öğretmen katıldı. şi Şcoala de natură Sille, care funcţionează în sfera SEDEP, Grădina Fluturilor Tropicali şi
Muzeul Mevlana.
Misafir öğretmenler program kapsamında; Selçuklu Be-
Nilgün Panaitescu
lediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, İl Mili Eğitim Müdürü Seyit
Ali Büyük, Selçuklu İlçe Milli Eğitim Müdürü Turan Kayacılar’ı
makamlarında ziyaret ettiler. Misafir öğretmenlerimiz eğitim
sistemimizi ve öğretmenlerimizi tanıma imkânı buldular. Zi-
yaretlerde, bu tür programların gönül coğrafyamızla olan
bağların güçlenmesine olumlu katkı sağlayacağı belirtildi.
Daha sonra ilçemizde SEDEP kapsamında faaliyet
gösteren Trafik Eğitim Parkı, Selçuklu Belediyesi KOP Çocuk
Kütüphanesi, Selçuklu Belediyesi Sanat ve Tasarım Atölyesi ve
Sille Tabiat Okulu gibi okul dışı öğrenme ortamlarını ziyaret
ederek inceleme imkânı buldular. Tropikal Kelebek Bahçesi
ve Mevlana Türbesi gibi mekânların gezilmesi ile program
sona erdi.
Turan Kayacılar.
• Martie – Mart •
pagina
sayfa 10 11 pagina
sayfa
• Martie – Mart •

12 Mart Istiklâl Marşının Miraç Kandili


Kabulü 21-22 Mart 2020 gününe bağlayan gece, mukaddes bir yolculuğun ve manevi bir yükselişin
ifadesi olan ve pek çok ilahi lütuf ve ihsanla dolu Miraç Kandilini idrak ettik. İsra suresinin ilk ayetinde

İstiklal Marşı yazarı ve aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk milletvekilleri arasında yer alan Mehmet Akif Ersoy, bu yolculuğun ilk aşaması şöyle dile getirilmektedir: “Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim
Kurtuluş Savaşı sonrasında TBMM tarafından talep edilen İstiklal Marşı'nı hiçbir menfaat kabul etmeden yazmış ve Yüce diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i
Türk Milletine bağışlamıştır. 1921 yılında kabul Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz o, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.”
edilerek İstiklal Marşı olarak ilan edilen marş, Miraç mucizesi, biz Müslümanlar için ilahi rahmet ve lütuflarla doludur. Miraç olayının en önemli
milli marş olarak yer almıştır. sonuçlarından biri, İslâm’ın beş temel esasından biri olan beş vakit namazın farz kılınmasıdır. Namaz,
Istiklal Marşı, Türkiye Büyük Millet Meclisin- dinin direği, imanın alameti, amellerin en faziletlisi ve Allah’a en sevimli olanıdır. Namaz, kalbin
de 12 Mart 1921'de yapılan oturumda Türkiye'nin
nuru, gönüllerin safası, takva ehlinin göz aydınlığı, mü’minlerin miracıdır. Bu sebeple, her mü’min
milli marşı olarak kabul edildi.
namaza başladığında, namazın kendisinin miracı olduğunu dolayısıyla Yüce Allah’ın huzurunda
Kurtuluş Savaşı yıllarında ordudan bir
bulunduğunu bilmeli, namazın dışında da miraç şerefine ermenin şuurunda olarak hareket etmelidir.
istiklal marşı yazılması isteği gelmesi üzerine
Miraç, Peygamberimizin şahsında insanlığın önüne açılan sınırsız bir yükseliş ufkudur. Çünkü, miracın
Maarif Vekaleti (Milli Eğitim Bakanlığı) 500 lira
ödüllü bir yarışma açar. Bakanlık, yarışmaya özünde her türlü kötülükten arınma, insanlığın yararına değerler üretme, fedakarlık, paylaşma,
gönderilen 724 şiirden 6'sını seçip bastırdıktan sorumluluk, zamanın önemini kavrama ve ilahi emirlere teslimiyet göstererek yüce mertebelere
sonra milletvekillerine dağıtır. Ancak bu şiirleri erişmek vardır. Miraç Gecesi, duygu ve düşüncelerimizi yenileyerek ilahi rahmeti kazanacak işler
yeterli bulmayan dönemin Milli Eğitim Bakanı yapmamız, kulluk bilincine ulaşarak dua ve niyazda bulunmamız için bir nimettir, vesiledir. Bunun
Hamdullah Suphi (Tanrıöver), yarışmaya para için manevi duygularımızı canlandıran, iç dünyamızı değerlendirme imkanı sağlayan, sorumlulu-
ödülü olduğu için katılmadığını öğrendiği Bur- ğumuzu hatırlatan bu geceyi iyi değerlendirelim. Duyguların ve hislerin coştuğu, dua ve niyazların
dur Milletvekili Mehmet Akif'e (Ersoy) bir mektup
semaya yükseldiği, inananların huzur bulduğu bu gecede, gönüllerimizde ümit ve ilahi aşk kan-
yazarak kendisinden yarışmaya katılmasını ister.
dillerini yakalım, miracın engin mesajını ruhlarımızda hissedelim. Yüce Dinimiz İslam’ın “yaratılanı
Meclisin 12 Mart 1921'de Başkanvekili İstan-
yaratandan ötürü sevme” prensibini hatırlayarak gönül kapılarımızı herkese açalım. Miracın, ilahî
bul Milletvekili Dr. Adnan (Adıvar) Bey başkanlı-
yükselişin, gönül ve ruh temizliğinden geçtiğini unutmayalım.
ğında yaptığı toplantıda, Mehmet Akif'in şiiriyle
birlikte 7 şiir ele alınır. Tartışmalardan sonra Firdes Musledin
İstiklal Marşı olarak kabul edilen Mehmet Akif'in
şiiri, Meclis kürsüsünden Bakan Hamdullah Suphi
tarafından okunur.
Mehmet Akif ise para ödülünü almak
istemez. Yarışmanın şartnamesi uyarınca al-
mak zorunda olduğu belirtilince, Mehmet Akif,
parayı “Darül Mesai” adlı bir yardım kurumuna
bağışlar.
Marşın kabulünden sonra Maarif Vekaleti
bu kez beste yarışması açar. 24 müzisyenin ka-
tıldığı yarışmanın sonuçlanması savaş yüzünden
gecikir ve Bakanlık, 1924 yılında oluşturulan özel
bir komisyonun, Ali Rıfat Çağatay'ın bestesini
“İstiklal Marşı” olarak belirlediğini duyurur. An-
cak Çağatay'ın bestesinin Türk müziğinin etkisi
altında olduğu gerekçesiyle 1930 yılında alınan
karar uyarınca Osman Zeki Üngör'ün bestesi,
“İstiklal Marşı” olarak benimsenir.
Günün anlamını kanıtlamak için Medcidi-
ye “Mustafa Kemal Atatürk” Kolejin öğrencileri
Mehmet Akif Ersoy hakkında proje ve tanıtımlar
hazırladılar.
Nurcan Ibraim
• Martie – Mart •
pagina
sayfa 12 13 pagina
sayfa
• Martie – Mart •

Reprezentanţi ai organizaţiei Analiza tehnică a dansului


Hisarturism în vizită la UDTR folcloric turcesc
În data de 2 martie ac. preşedintele Osman Melek
UDTR, ing. Fedbi Osman şi secretarul ge-
neral, prof. Ervin Ibraim au avut o întreve-
Dansurile executate de membrii comunităţii turce din România au mai multe zone de influenţă: Trakya – Rumeli cu
dere cu directorul regional internaţional al
dansuri precum Arzu ile Kamber, Takuş, Damat Halayı, Payduşka, Gelin Damat Reyhani, Harmandalı, Beylerbeyi, Kara
Hisarturizm, M. Kazim Tekin, din Republica
Yusuf, Kız Karşılaması, Kabadayı, Troya Zeybek, Zeybek, Efsane Efeleri, Küçük Efeler şi costume specifice din localităţile
Turcia. Discuţiile s-au axat în principal pe
Tekirdağ, Edirne, Kırklareli, ; Karadeniz cu dansuri precum Çift Jandarma, Cilveroy, Deli Horon, Ata Bari, Düz Horon,
identificarea posibilităţilor de organizare a
Orta Batum Horon şi costume specifice localıtăţilor Artvin, Rize, Trabzon, Tokat, Samsun, Bolu; Anadolu cu dansuri pre-
pelerinajelor etnicilor turci la Umre şi Hac.
cum Hora, Horon, Halay, Zeybek, Çiftetelli şi Kaşık Karşılama iar costume specifice localităţilor Ankara, Konya, Eskişehir.
Hisaturizm deţine birouri deschise în 24 de
Muzica şi dansurile populare constituie un aspect reprezentativ în tradiţia turcă. De secole acestea reprezintă
ţări printre care se numără şi: Statele Unite
cea mai eficace formă de exprimare a simţământului naţional şi al culturii turce. Fiind un fenomen geografic, istoric
ale Americii, Germania, Franţa, Olanda,
şi cultural dansurile populare apar într-o varietate de forme, o adevărată bogăţie culturală, având diferenţe de la o
Marea Britanie, Elveţia etc. În România, Hi-
regiune la alta, fiind considerate un tezaur cultural.
sarturizm are un birou deschis la Bucureşti.
Reprezentatul agenţiei Hisar Turizm din Ro- Neobişnuita varietate şi bogăţie a muzicii şi dansurilor populare turce atrage atenţia întregii lumi, multe dintre
mânia este d-nul Abdurrahman Eynalli prin acestea având origini străvechi. Fiecare regiune a Turciei îşi are cântecele şi dansurile specifice, existând manifestări
intermediul căruia de trei ani de zile se organizează pelerinaje la Umre. La discuţii au mai luat parte vicepreşedinta speciale pentru fiecare eveniment din viaţa oamenilor. Naşterea sau nunta, dispariţia a cuiva drag, semănatul câm-
comisiei de cultură, prof. Melek Osman şi cea a comisiei de religie, prof.dr. Firdes Musledin şi reprezentatntul Hisarturizm pului sau recoltatul roadelor sunt câteva exemple. Unele cântece sau dansuri au legătură cu un anumit meşteşug
România, d-nul Abdurrahman Eynalli. sau lucrare, altele au ca temă fertilitatea sau norocul, în timp ce altele exprimă efemeritatea timpului, bucuria sau
tristeţea, înstrăinarea sau dragostea pentru cel iubit. Ca în orice ramură a folclorului mimica şi dinamica dansurilor

Romanya Demokrat Türk portretizează sufletul şi caracterul poporului turc. Instrumentele sunt tradiţionale şi, de asemenea, diferă de la o re-
giune la alta. Acestea sunt confecţionate de către meşteşugarii locali din materiale tradiţionale. Cel mai cunoscut
instrument este sazul care are o varietate de forme.

Birliği’ne Hisarturism Ziyareti Numărul dansurilor populare şi al cântecelor populare atinge aproape zece mii. Aceste dansuri şi cântece se
interpretează la nunţi, adunări, festivaluri, sărbători, întâlniri de prietenie, ceremonii seymenlik (bărbaţi tineri înarmaţi
2 Mart tarihinde Hisar Turizm ulusla- în costume naţionale luând parte la procesiuni de nuntă sau festivaluri), vacanţe şi alte activităţi tradiţionale. Este
rarası bölge temsilcisi Sn. M. Kazim Tekin, necesar să privim muzica şi dansurile populare turceşti ca un întreg, ele completându-se una pe alta.
Romanya Demokrat Türk Birliği merkezini Cele mai importante dansuri sunt: Bar (în Anatolia estică), Halay (în Anatolia), Zeybek (coasta Mării Egee), Hora
ziyaret etti. R.D.T.B Başkanı, Sn. Osman (dansuri ciclice), Horon (dansuri în cerc din regiunea Mării Negre), Samah (dans popular al ţăranilor Alevis sau al
Fedbi ve R.D.T.B Genel Sekreter, Sn. İbraim dervişilor Mevlevi), dansuri populare azere, etc.
Ervin görüşmede Sn. Kazim Tekin, Hisar Tu- Dansurile populare s-au răspândit în toate regiunile Turciei, ele au structură melodică şi figuri foarte bogate şi se
rizm hizmetlerini tanıttı. Türkiye genelinde clasifică în dansuri de femei, de bărbaţi, mixte, dansuri de o persoană, de două persoane şi dansuri de grup.
geniş bir hizmet ağı olduklarını belirterek
Turcii sunt mari iubitori al dansului folcloric pentru că în el se reflectă caracteristicile spirituale ale naţiunii noastre,
Hac ve Umre organızasyonun yanında yurt
dezvăluind aspiraţiile şi sentimentele noastre dintr-o perspectivă istorică, fiind un însoţitor fidel în toate momentele şi
dışı kültür turları da düzenleyen A grubu se-
ceremoniile importante care marchează viaţa. În el este evidenţiat caracterul, bărbăţia, sensibilitatea, înţelepciunea,
yahat acentesi belgesine sahip firma yurt
dârzenia, demnitatea, toleranţa, ospitalitatea, blândeţea, îngăduinţa, decenţa, prietenia şi temperamentul neamului
içi ve yurt dışı bütün dünya ülkelerine bilet
turcesc. Instrumentele ce însoţesc ca acompaniament dansul tradiţional sunt davul-ul şi zurna-ua. Predarea paşilor de
satma ve tur organizasyonu yapabilme
bază şi înlănţuirea acestora în desenul coregrafic, de regulă executat pe măsuri de 4 timpi, este de ani buni realizat
yetkisine sahip olduklarını belirtti. Umre ve
de Uniunea Democrată Turcă din România prin coregrafi atestaţi de Ministerul Culturii şi Patrimoniului Naţional. La
hac hizmetlerinde Türk aşçı eşliğinde, helal
cursul de dans sunt primiţi cei care au talent şi doresc să înveţe, adresându-se copiilor şi tinerilor, având ca scop dez-
ve taze et Türkiye damak tadına uygun olarak hazırlanmış açık büfe kahvaltı ve akşam yemeği, Dünya standartların-
voltarea capacităţilor mentale, a atitudinii corporale precum şi a dezvoltării comportamentale şi socio-sentimentale,
da havayolu şirketleri ile güvenli ve huzurlu bir yolculuk, farklı zaman dilimlerine ve her bütçeye uygun konseptlerde
a modelării caracterului prin stimularea disciplinei şi capacităţii de a obţine rezultate deosebite, a dezvoltării spiritului
tercih edilebilen umre turları olduğunu sundu. Romanya’da üç senedir açılan şirket, Romanya temsilcisi aracılıyla, Sn.
pentru frumos. Este demn de remarcat că dansul tradiţional este un mijloc de comunicare pentru toate vârstele ce
Abdurrahman Eynalli ile Umre ziyaretleri yapıldığını söyledi. Romanya Demokrat Türk Birliği temsilcileri Hisar Turizm’in
întăreşte spiritul de echipă şi respectul pentru celălalt. Copiii lucrează pe categorii de vârstă iar dansurile sunt realizate
umre ve hac hizmetlerini destekleyeceklerini, Romanyada bu kalitede yapılan umre ve hac hizmetleri soydaşlarımız
după capacităţile lor. Repertoriul este variat cuprinzând dansuri precum: Uzun Hava, Makaram, Ağırlama, Bingöl,
için çok faydalı olacağını ifade ettiler. Buluşmada Sn. Ismail Hasa, Arnavutluk Tiran Şubesi Hisar Travel Albania Temsilcisi
Karşılama, Istanbul Kasabı, Kaval, Kara Deniz, Derrule, Harmandalı, Eltiler, Damat, Kabadayı, Ahmet Bey, Sülüman Ağa,
ve Romanya temsilcisi, Sn. Abdurrahman Eynalli bulundular.
Çevre, Zeybek, Kerimoğlu Zeybeği, Eski Kasap, Gergef, Halay, Kaşık, Artvin şi multe alte dansuri specifice din bogatul
Prof. Dr. Firdes Musledin repertoriu turcesc.
• Martie – Mart •
pagina
sayfa 14 15 pagina
sayfa
• Martie – Mart •

Dansurile Horon sunt specifice zonei Mării Negre. În această regiune un rol important în economia locală şi viaţa 3.
socială a zonei îl joacă marea şi cultivarea porumbului. Una dintre speciile de peşti cele mai întâlnite din Marea Nea- X X
gră este hamsia, capturată în număr mare de către pescarii turci. Astfel se face că una din mişcările caracteristice în X X
dansurile Horon este o mişcare rapidă din umăr împreună cu un tremur al întregului corp ceea ce sugerează mişcarea X X
hamsiei ce înoată în mare sau zbaterea peştelui în plasă. Se întorc cu faţa spre public 1×6. Formeaza două linii
Dansurile Horon includ şi alţi paşi şi mişcări specifice adesea executaţi într-o succesiune rapidă. De obicei, un
tempo şi mai ridicat este menţinut de către interpretul la „kemence” (tip de vioară) sau de către lăutar, ce ţin ritmul 4.
cu piciorul ori de către interpreţii la zurna şi daul împreună. Aceste mişcări constau din îngenuncheri, ghemuiri bruşte, X X X
întoarceri către dreapta şi stânga, lovituri din genunchi, lovituri din călcâie executate la înălţime, mers ghemuit, sărituri X X X
înainte pe piciorul stâng în timp ce dreptul tropăie, lovituri bruşte din braţe şi altele.
Stau în această formaţie 2×6. Apoi formează un semicerc.
Dansatorii, atât bărbaţi, cât şi femei, formează o linie cu un conducător în centru. Este interesant faptul că
1. semicerc
femeile sunt la fel de rapide ca şi bărbaţii în acest dans şi sunt implicate mai multe tranziţii între mişcările de bază,
X X X X X X
mişcarea din umăr fiind constantă. Când dansul este realizat de bărbaţi şi femei împreună sa spune despre acesta
1 săritură pe ambele picioare
că este „rahat /lejer” – Horon lent. De obicei dansatorii se ţin strâns de degete şi îşi întind braţele mai jos sau mai sus
4 paşi dreapta, stânga, dreapta, stânga
de nivelul umerilor, stând la o distanţă confortabilă unul de celălalt. Însă sunt momente când corpurile sunt apropiate
Se repetă de 4 ori, apoi se formează o linie.
cu braţele în jos, de-a lungul corpului, sau încrucişate în coate.

I. PLAN DE LECŢIE 5. linie


X X X X X X
Instructor de dans: Osman Melek
2×6 - 3 paşi dreapta, stânga, dreapta, stânga, apoi stâng vârf, drept vârf
Instituţia :Uniunea Democrată Turcă din România Teme şi obiective
Grupa de pregătire: Ansamblul Delikanlılar 6.
Efectiv: 12 persoane X X
- Repetarea tuturor dansurilor aflate în repertoriu
Locul desfăşurării : sala de repetiţie X X
ansamblului
Materiale şi instalaţii necesare: X X
- sala de repeţie - Predarea şi învăţarea dansului Horon Acelaşi pas dreapta, stânga, fetele în V, poză de final.
- echipament audio FINAL

Mărţişorul - un simbol şi
Verigile Formaţii
Durata Conţinut Dozare Observaţii
lecţiei de lucru
Elemente de încălzire a capului,

o tradiţie vie în cultura


Încălzirea Efort
15 min gâtului, umerilor, trunchiului, colectiv
dansurilor lejer
genunchilor, gleznelor
Se trece prin repertoriu urmând

românească
Trecerea prin repertoriu Efort
Dans 30 min colectiv a se relua pasajele unde
ansamblului (prima parte) mărit
sincronizarea nu este bună
Predarea - predarea tuturor paşilor de bază
Efort La începutul lunii martie, debutul primăverii este marcat de apariţia ghioceilor, zambilelor, a mărţişoarelor, de
materialului 50 min - înlăturarea tuturor paşilor de colectiv ziua dedicată femeilor şi a renaşterii naturii la viaţă; şi astfel, cu apariţia primelor semne, primăvara îşi face simţită tot
mediu
nou bază în desenul coregrafic mai mult prezenţa printre noi.
Se trece prin repertotiu urmând Mărţişorul fiind unul dintre cele mai cunoscute simboluri ale primăverii,
Trecerea prin repertoriu Efort
Dans 30 min colectiv a se relua pasajele unde este sărbătoarea tradiţională românească care celebrează începutul anotim-
ansamblului (partea a doua) mare
sincronizarea nu este bună. pului. În prezent, în această zi de început de martie, bărbaţii oferă doamnelor
şi domnişoarelor apropiate mărţişoare ce vor fi purtate pe durata lunii martie,
1. 8×8 (stânga - dreapta), dans pe semicerc, 4 paşi dreapta, 4 paşi stânga fiind mici obiecte de podoabă legate cu un şnur împletit dintr-un fir alb şi unul
roşu, considerate în tradiţia românească un fel de talisman aducător de fericire
X X X X X X X X X X (semicerc) si noroc, adesea, dăruite împreună cu flori timpurii de primăvară. Şnurul roşu
reprezintă sângele, focul şi soarele ce sunt atribuite vieţii, adică femeii, iar firul
2. 8×8 (acelaşi pas), formare două linii alb semnifică înţelepciunea bărbatului, conferit de albul norilor şi de limpezi-
mea apelor.
X X X X X Originile acestei sărbători a mărţişorului nu sunt cunoscute cu exactitate,
X X X X X dar în schimb, se consideră că aceasta a apărut pe vremea Imperiului Roman,
când în prima zi a primăverii era sărbătorit Anul Nou, in luna lui Marte, acesta
• Martie – Mart •
pagina
sayfa 16 17 pagina
sayfa
• Martie – Mart •

fiind nu numai zeul războiului, ci şi al fertilităţii, forţelor naturii, primăverii şi De asemenea, se mai zice că fetele care se spalau cu apa din neaua de 1 Martie vor fi frumoase şi drăgăstoase
vegetaţiei. Numele de mărţişor, la fel ca şi numele zilei de marţi şi al lunii tot anul, şi dacă de 1 Martie vremea era frumoasă atunci primăvara va fi una luminoasă şi călduroasă.
martie, îşi iau încărcătura simbolică de la numele planetei Marte, perso- Dar mai mult decât obiceiuri şi tradiţii, mărţişorul este, în fapt, şi o întrupare a bucuriei, dragostei de viaţă, un
nificată de zeul Marte. semn prin care noi, oamenii, ne bucurăm şi primim cu drag renaşterea naturii odată cu venirea primăverii.
În urma cercetărilor arheologice efectuate în ţara noastră, s-au scos Mai este un obicei care se referă la Zilele Babei în perioada 1-9 martie, când românii îşi aleg o zi din acest inter-
la iveală amulete asemănătoare cu mărţişorul datând de acum 8.000 de val care reprezintă baba fiecăruia. Această zi ne spune că, aşa cum va fi ziua respectivă, ne va reprezenta tot anul.
ani. Obiectele descoperite cu o vechime de mii de ani au fost considerate Astfel, dacă ziua va fi frumoasă şi însorită, atunci persoana va avea parte de noroc întregul an, iar dacă ziua va fi
mărţişoare ce aveau forma unor mici pietre de râu vopsite în alb şi roşu, una înnourată şi ploioasă, atunci anul nu va fi unul tocmai bun. De asemenea, în funcţie de babe, ne putem ghici
înşirate pe aţă, pentru a fi purtate la gât, astfel se remarcă şi combinaţia şi caracterul. Dacă în ziua aleasă ca fiind baba noastră, vom avea parte de o zi cu soare, atunci vom fi mai buni la
în culorile şnurului, firul alb însemnând pace şi cel roşu-război. În vremea suflet şi mai înţelepţi în acel an, iar dacă vom avea parte de nori şi ploaie, atunci am putea deveni destul de nesuferiţi.
geto-dacilor, mărţişorul era oferit în prima zi a lunii anului, pe 1 martie, şi Există două posibilităţi de alegere a Babei: fie se alege o zi la întâmplare dintre primele 9 zile şi se aşteptă cum va fi
era considerat un talisman cu putere magică. Până la începutul secolului în acea zi, fie prin calcularea zilei care ne revine, în funcţie de data de naştere.
al XVIII- lea Anul Nou era sărbătorit pe 1 martie, deoarece prima lună a
Peste timp, mărţişorul rămâne simbolul soarelui atotputernic şi al purităţii sufleteşti.
anului era martie.
A dărui un mărţişor înseamnă a dărui o fărâmă de soare, bunătate şi prosperitate!
Forma mărţişorului s-a schimbat de-a lungul timpului, astfel în perioada
Imperiului Roman era reprezentat printr-o monedă, un simbol care aducea Melek Amet
optimism şi credinţă, şi apoi apare mai târziu sub forma unor pietre de râu

Martişor - Romen alanında bir


mici vopsite în alb şi roşu, înşirate pe un fir de aţă.
Din decembrie 2017, mărţişorul a fost inclus în lista patrimoniul material
UNESCO. Cuvântul „mărţişor” are origini latine şi este numele popular al
lunii martie. La origini, obiceiul mărţişorului era legat de reînnoirea naturii
cu ocazia venirii primăverii, fiind larg răspândit ulterior în spaţiul balcanic.
Mărţişorul este o tradiţie legată nu numai de cultura românească, ea se
sembol ve yaşayan bir gelenek
mai întâlneşte şi la unele ţări învecinate din Balcani cu obiceiuri similare Mart ayın başında, baharın başlangıcı, kardelenler, sümbüller, martişor, kadınlara adanmış gün ve doğanın ha-
cum ar fi Bulgaria, Albania, Macedonia sau Grecia. yata yeniden doğuşu görünümü ile işaretlenir; ve böylece, ilk işaretlerin ortaya çıkmasıyla, bahar aramızda giderek
daha fazla mevcut hale geliyor.
Se spune că Soarele, luând chipul unei fete frumoase, ar fi coborât pe
pământ şi ar fi fost ţinut prizonier de un zmeu. Un voinic pentru a-l elibera Martişor, baharın en ünlü sembollerinden biridir ve mevsimin ha-
s-a luptat cu zmeul vărsându-şi sângele în zăpadă. Soarele a urcat din nou bercisini kutlayan Romen geleneksel bayramı sayılır. 1 Mart'ta verilen bu
pe cer şi, în locurile în care s-a topit zăpada, au răsărit ghiocei - vestitori sembol, baharın gelişini kutlayan özel bir Romen geleneğidir ve elbette,
ai primăverii. çoğumuz, sevilen birinin göğsüne takmak için, refahlı, iyiliğin ve sıcaklığın
sembolü olarak, en az bir martişor satın almış oluruz.
Unul din cele patru mituri importante ale poporului român, cel al „Ba-
bei Dochia”, se află în strînsă legătură cu data de 1 martie şi cu obiceiul Şimdiki zamanlarda, erkekler Mart’ın birinci gününde, Romen ge-
mărţişorului. Obiceiul mărţişorului este de fapt o secvenţă dintr-un scenariu leneğindeki mutluluk ve iyi şans getiren bir tılsım sayılan, beyaz ve kırmızı
ritual de înnoire a timpului, şi anume primăvara, la moartea şi renaşterea iplik örgülü bir kordonla bağılı küçük süs eşyası olarak, Mart ayı boyunca
simbolică a Babei Dochia. Unele tradiţii spun că firul mărţişorului numit şi takılan martişor’lar ve genellikle erken ilkbahar çiçekleri ile birlikte yakın
„funia anului”, ar fi fost tors de însăşi Baba Dochia primăvara, la începutul sayılan bayanlara ve baylara sunuyorlar.
anului calendaristic, în timp ce urca cu turma la munte. Dar, se mai spune Martişor’lara bağlı kordon kırmızı ve beyaz iplikten oluşur, kırmızı olan
că aceasta ar fi adunat laolaltă săptămânile şi lunile în cele două anotim- ise hayata atfedilen kan, ateş ve güneştir, yani kadına aittir ve beyaz iplik,
puri străvechi ale calendarului popular: vara şi iarna, simbolizate de şnurul bulutların beyazı ve suların berraklığı ile verilen
bicolor. Rostul acestui şnur care, prin împletirea celor două fire, simbolizează Martişor ziyafetin kökenleri tam olarak bilinmemektedir, ancak
unitatea contrariilor (lumină-întuneric, căldură-frig, iarna-vara), este aducă- Roma İmparatorluğu döneminde gerçekleştiğine inanılmaktadır ve o
tor de sănătatate şi protecţie împotriva bolilor. Deopotrivă, cele două culori zamanlar baharın ilk gününde, Mars ayında, Yeni Yıl'ın kutlandığı biliniyor,
împletite mai simbolizează dragostea şi ura, viaţa şi moartea, binele şi răul. Mars sadece tanrı değildir savaşın yanı sıra doğurganlık, doğa, bahar ve
Un alt mit spune, că în prima zi a lunii martie, frumoasa Primăvară a ieşit la marginea pădurii şi a observat cum, bitki örtüsü güçleridir. Martişor adı, “marti” günü( salı) ve Mart ayın adı,
într-o poiană, într-o tufă de porumbari, de sub zăpadă răsare un ghiocel. Iarna a chemat vântul şi gerul să distrugă sembolik yüklerini Mars tanrısının kişileştirdiği gezegeni adından alıyor.
floarea şi ghiocelul a îngheţat, însă Primăvara a dat la o parte zăpada, rănindu-se la un deget din cauza mărăcinilor. Ülkemizde yapılan arkeolojik araştırmaların ardından, bölgede bulunan 8 bin yıl öncesine ait bazı madeni takıları
O picătură de sânge fierbinte a căzut pe floare făcând-o să reînvie. În acest fel, Primăvara a învins Iarna, iar culorile bu gelenekle ilişkilendiriyor ve martişor’a benzer muskalar ortaya çıkarılmıştır. Binlerce yılların keşfedilen nesneler, be-
mărţişorului fac trimitere la sângele roşu pe zăpada albă. yaz ve kırmızıya boyanmış, ipliğin üzerine asılmış, takı olarak kullanan küçük nehir taşları gibi şekillenen martişor olarak
Totodată, se mai spune că printre obiceiurile de 1 martie se numără şi aceea prin care părinţii le leagă copiilor kabul edildi, böylece kordon renklerindeki kombinasyon fark edildi, beyaz iplik anlamı barış ve kızıl savaş. Tarihçilere
câte o monedă la gât sau la mână. Scopul punerii sau legării mărţişorului este de a avea noroc tot anul şi odată göre, Romanya topraklarının eski sakinleri Geto-Daklar zamanlarında martişor Mart ayının ilk gününde teklif ve büyü-
cu sosirea primăverii să fie curaţi şi sănătoşi ca argintul. Acest gest se face de regulă în zorii zilei, până la răsăritul lü güce sahip bir tılsım olarak kabul edildi. On sekizinci yüzyılın başlangıcına kadar yılın ilk ayı Mart’ı, çünkü Yeni Yıl 1
soarelui. Mart’ta kutlanıyordu.
• Martie – Mart •
pagina
sayfa 18 19 pagina
sayfa
• Martie – Mart •

Martişor’un şekliği zamanla değişti, bu yüzden Roma İm- iliştirerek paltoyu alıp eve gitmesini söyler. Eve vardığında genç kız paltonun bembeyaz olduğunu fark eder. Bekleme-
paratorluğu sırasında bir sikke olarak, iyimserlik ve inanç getiren diği bir sonuçla karşılaşan kötü niyetli “Dochia nine”, kızının saçındaki kırmızı çiçeği görünce baharın geldiğini düşünüp
bir sembolle temsil edildi ve daha sonra beyaz ve kırmızı boyalı koyunları otlatmaya dağa gider. Dağ başında üşüyen kadına aynı delikanlı görünerek soğukta kalmanın ne kadar
küçük nehir taşları bir ipliğe bağılı şeklinde ortaya çıktı. Büyülü kötü olduğunu söyler ve ortadan kaybolur. Dağda soğuğa daha fazla dayanamayan kadın ve koyunları taş kesilir.
güçlerle düşünülen bu sembol bir türlü tılsım sayılırdı, kullanan Bu efsaneden esinlenen,1 ila 9 Mart arasında, Romen halkı ilk dokuz gününden birini kendilerine “nine” olarak
kişiyi koruyan ve iyi bir servet getiren bir ritüel nesnesiydi. seçer, “Nine Günlerine” atıfta bulunan bir adettir. Bu gün bize, gün nasıl olacağı gibi, bütün yıl bizi temsil edeceğini söy-
Aralık 2017'den beri bu yana, baharın müjdecisi UNESCO'nun lüyor. Böylece, gün güzel ve güneşliyse, kişi tüm yıl şanslı olacak ve gün bulutlu ve yağmurlu ise, yıl iyi bir yıl olmayacak.
maddi mirası listesine dahil edildi. "Martişor" kelimesi Latince Ayrıca,” nine”ye bağlı olarak, karakteri tahmin edebiliriz. “Nine” olarak seçilen günde güneşli bir gün geçirirsek, o yıl
kökenlidir ve Mart ayının popüler adıdır. Başlangıçta martişor ruh ve bilge daha iyi olacağız ve eğer bulutlar ve yağmur varsa, o zaman oldukça yetersiz kalabiliriz. “Nine”yi seçmek
geleneği, ilkbaharın gelişi vesilesiyle doğanın yenilenmesiyle için iki ihtimalimiz vardır: ya ilk 9 günden rastgele bir gün seçin ve o gün olmasını bekleyin ya da doğum tarihine bağlı
bağlantılıydı ve daha sonra Balkan bölgesinde yaygınlaşma- olarak bize gelen günü hesaplayın.
sıyla ilgiliydi. Martişor sadece Romen kültürüyle ilgili bir gelenek Sembollerin ve geleneklerin ötesinde,bu küçük süs nesnesi martişor, yaşam sevincinin, yaşam sevgisinin bir örneği
değil, aynı zamanda Bulgaristan, Arnavutluk, Makedonya veya olan, bizler için, insanlar, baharın gelişiyle doğanın yaşamına dönüşünü memnuniyetle karşıladığımız bir işareti olarak kalır.
Yunanistan gibi benzer geleneklere sahip bazı komşu Balkan
Bu arada martişor, her şeye yüce güneşin ve ruhun saflığının sembolü olmaya devam ediyor.
ülkelerinde de bulunuyor.
Martışor hediye etmek bir parça güneş, iyilik ve refah vermek demektir!
Martişor’dan ötürü Romen halkının bazı popüler efsaneleri
Melek Amet
vardır:

Baharın gelişi ve gelenekler,


Güzel bir kızın yüzünü alan, Güneş'in dünyaya ineceği
ve bir uçurtma tarafından esir tutulacağı söylenir. Onu serbest
bırakmak için cesur bir adam uçurtma ile mücadele etti, kanını
kara damlayarak. Güneş tekrar gökyüzünde yükseldi ve karın
eridiği yerlerde kardelenler yükseldi - baharı duyurdu.
Romen halkının dört önemli efsanesinden biri olan "Dochia
görenekler
Yeni bir Nevruz’u kutlamanın mutluluğu içindeyiz. Nevruz, Türklerin büyük tarihe geçmişe ve uygarlığa sahip oldu-
nine” 1 Mart tarihi ve martişor geleneğiyle yakından bağlantılı-
ğunun en açık göstergelerinden birisidir. Yüzyıllar öncesinden süzülerek günümüze kadar ulaşan Nevruz kültürünün ve
dır. Martişor geleneği aslında,”Dochia nine” nin ölümü ve sem-
geleneği bilgi çağı olarak önemini koruyacağına şüphe yoktur. Çünkü iletişim imkanlarının artmasıyla sınırların ortadan
bolik yeniden doğuşunda, zamanın yenilenme, yani baharın,
kalktığı günümüzde milletler ancak sağlam kültürel özellikleriyle varlığını devam ettirebilecektir.
ritüel senaryosundan bir dizidir. Bazı gelenekler, "yılın kordonu”
olarak da adlandırılan martişor’un iplikleri, ilkbaharda “Dochia İşte bu açıdan ele alındığında Türk kültürünün temel taşlarından birisi sayılan Nevruz Türk milletinin birlik ve bera-
nine” tarafından takvim yılının başında, sürü ile dağa tırmanırken berliğinin kuvvetlenmesine, kardeşlik ve dostluk ilişkilerinin pekişmesine hizmet etmektedir. “Nevruz” kelimesinin Farsça
büküleceğini söylüyor. Takvimin iki eski mevsiminde, haftaları ve yeni manasına gelen “nev” ve gün manasına gelen “ruz” kelimelerinden oluşarak, yeni gün manasına gelmektedir.
ayları bir araya onun topladığını söyleniyor: iki renkli iplikle sem- Ayrıca nevruz kelimesinin Türkçede başka isimlerinin de olduğunu biliyoruz. Mesela, çeşitli Türk lehçelerinde nevruz için
bolize edilen yaz ve kış. İki renkli ipliklerin birbirine bağlayarak “ulusun ulu günü”, “Ergenekon”, “bozkurt”, “çağan”, “yeni gün” gibi kelimeler de kullanılmaktadır.
karşıtların birliğini (ışık-karanlık, sıcak-soğuk, kış-yaz) sembolize Zaten, nevruz geleneğinin ortaya çıkışı da Türklerin eski takvimi ile
eden bu kordonun eklemi, hastalıklara karşı bir sağlık ve korumadır. Aynı zamanda, iki örgülü renk de sevgi ve nefreti, alakalı olması büyük ihtimal dahilindedir. Bu takvim ne zaman yapılarak,
hayatı ve ölümü, iyi ve kötüyü sembolize eder. kullanılmaya başlanmışsa, o zamandan beri nevruz kutlamalarının da
Başka bir efsane, Mart ayının ilk gününde, güzel “Bahar”ın ormanın kenarında ortaya çıktığını ve bir çayırda, bir olması kuvvetle muhtemeldir. Çünkü 12 hayvanlı eski Türk takviminde yıl-
karadiken çalısında, kar altında bir Kardelen nasıl yükseldiğini gözlemlediğini söylüyor. Kış, rüzgarı ve ayazı çiçeğin yok başı martın 21’ine tesadüf etmektedir. Ne yazık ki, bu takvimin ne zaman
edilmesine çağırdı ve Kardelen dondu, ancak Bahar karları temizledi, kenar boşlukları yüzünden parmağını yaraladı. kullanılmaya başlandığını bilemediğimizden, nevruzun da ne zamandan
Bir damla sıcak kan çiçeğin üzerine düşerek yeniden canlanmasına neden oldu. Bu şekilde, “Bahar” Kışı yendi ve beri kutlanmakta olduğunu bilemiyoruz.
martişor’un renkleri beyaz kardaki kırmızı kana atıfta bulunuyor. Türk devlet büyükleri arasında bu gelenek son zamanlara kadar
Aynı zamanda, 1 Mart'ın gelenekleri arasında, ebeveynlerin çocuklarına boyunlarına veya ellerine bozuk para yaşamıştır. Nevruz nedir? sorusuna cevap aramaya çalışırsak, nevruzun
ekledikleri de söylenir. Martişor takmanın veya bağlamanın amacı tüm yıl şanslı olmaktır ve baharın gelişiyle birlikte Türk milletinin hayatında üç açıdan önem taşıdığını görürüz.
gümüş kadar temiz ve sağlıklı olurlar. Bu jest genellikle güneşin doğuşuna kadar günün erken saatlerinde yapılır. Yeni yıl kutlaması, Bahar Bayramı, Önemli tarihsel olayların yıldö-
Ayrıca, 1 Mart'ta kar su ile yıkanan kızların tüm yıl güzel ve güzel olacağı söyleniyor ve 1 Mart'tan itibaren hava nümü.
güzelse, bahar parlak ve ılık olacak. Kısacası nevruz doğu milletleri, bilhassa Türk halklarının ekonomik ve
Ancak martişor, gelenek ve göreneklerden daha fazla, aslında, bizler, insanlar olarak,neşenin bir somutlaşmışı, sosyal ihtiyaçlarından kaynaklanmaktadır.
yaşam sevgisi, doğanın yeniden doğuşunu baharın gelmesiyle sevinir ve karşıladığımız bir işarettir. Bu zaman diliminde tabiatta hiçbir değişim süreci yaşanmamaktadır.
Romen kaynaklarındanki en yaygın rivayete göre tarihin eski dönemlerinde, “Dochia” isimli huysuz, ihtiyar bir ka- Halbuki eski Türk takviminde yılbaşı, tabiatın hususiyetlerine özellikle dikkat
dın, nefret ettiği üvey kızıyla yaşamaktadır. Üvey kızına eziyet etmekten hoşlanan kadın, ona kirli bir palto verir. Soğuk edilerek belirlenmiştir. Mesela, yılbaşı olarak kabul edilen 21 Martta gün
havaya rağmen beyazlaşana kadar paltoyu dere suyunda yıkamasını ister. Ne var ki gittikçe kirlenen paltoya ilaveten ve gecenin süreleri eşitlenir. Soğuklar sona erip, havalar ısınmaya başlar.
soğuk havada üşüyen kız ümitsizce ağlamaya başlar. Yanında beliriveren bir delikanlı onun saçlarına sihirli bir çiçek Mevsim kıştan bahara geçer ve tabiatta bir uyanış başlar. Bu açıdan ele
• Martie – Mart •
pagina
sayfa 20 21 pagina
sayfa
• Martie – Mart •

aldığımızda Türk takvimi tabiatla özdeşleşmiştir. Diğer bir ifadeyle este, de asemenea, evenimentul care marchează şi celebrează valorile culturale comune ale membrilor comunităţilor.
yeni yılın başlangıcı ile tabiatın canlanışı aynı güne rastlamaktadır. Rădăcinile istorice ale acestei sărbători turcice, Yenigün, este legată, bineînţeles, ca orice sărbătoare milenară, de
Bu sebeple yeni yılı karşılama bayramı ile bahar bayramı aynı anlamı multe mituri şi de tot atât de multe zone geografice. Acestea sunt sursa de creaţie a atâtor tradiţii, ceremonii, credinţe
taşımış olurlar. Nevruza bahar bayramı denmesi de bu yüzdendir. care s-au dezvoltat şi îmbunătăţit ajungând până în zilele noastre. De această sărbătoare a Zilei Noi sunt legate o
Bahar bayramı: 21 mart bahar başlangıcıdır. Halk kışın zorlu serie de studii şi teze care arată bogăţia culturii lumii turce: „Baba Marta”, „Festivalul de primăvară”, „Du-te-o lună”,
şartlarından çıkmıştır. Baharı sevinçle karşılayarak, yeni mevsimde „Cılgayak / de Anul Nou”, „Cagan”, „Învierea”, „Ergenekon”, „Echinocţiul”, „Sărbătoarea Ilkyaz”, „Sultan Nowruz /
yapılacak işler için kuvvet ve moral toplayacaktır. Bunun için bayram Nevruz Sultanı, „Trezirea”, „Renaşterea”, „Nouă zi”, „Viaţă nouă”, „Anul Nou”, „Crăciun”, „Festivalul nomad” etc.
yapar, iyi dilek ve temennilerini birbirine söyler. Şarkı, türküler söyler, Sărbătorirea Zilei Noi a început, documentele o demonstrează, în vremea triburilor turceşti, în mare parte. Uneori
neşelenir. Bu çifte bayramı kutlamak için halk yeni elbiselerini giyer, cu nume diferite neamurile turce înrudite au sărbătorit între cunoscuţi şi apropiaţi în diferite moduri din bogata noastră
birbirini ziyaret ederek, bayramını kutlar. kızlar ve erkekler arasında cultură comună. Musulmani, creştini, şhamani, alevi, bektashi, sunni, fără deosebire, toate seminţiile turce au venit să
bu günde şiirler, Maniler söylenir. Beyler sevdiklerine aşk mektubu - şi ocupe locul în credinţele şi tradiţiile asociate cu această sărbătoare. An de an sărbătorită la 21 martie, această
yazarlar hediyeler verirler. sărbătoare este egală cu toate sărbătorile, fie ele sărbători religioase ori sărbători laice. În rândul comunităţii turce
Bayramı kutlamak için ziyarete gelenlere zengin sofralar este o sărbătoare a naturii, fiind considerată o zi de frăţietate şi de unitate, o zi de degajare şi eliberare, o zi a renaşterii.
kurulur. Nevruza has yiyecekler hazırlanır. Bu meyanda bazı Türk Această zi, acest festival al renaşterii, s-a sărbătorit de neamurile turcice cu sute de ani înainte de Hristos fiind
ülkelerinde 7 veya 9 çeşit yiyecek maddesinden nevruz çorbası, atestată documentar în surse din China. Potrivit celor afirmate turcii, hunii, se pregăteau temeinic pentru organizarea
Halk inancına göre nevruz nasıl karşılanırsa, öylece devam eder. acestei sărbători. Unele mituri despre Yenigün se bazează pe cultul focului şi a apei. În aceeaşi zi dimineaţa devre-
Onun için zengin sofralar hazırlanır ki, yıl içinde bu bolluk ve bereket me, conform tradiţiei, se sărea în apă şi peste foc. În cultura turcă „foc” înseamnă purificare, curăţare, iluminare,
devam etsin istenir. este considerat simbolul abundenţei iar „Apa” înseamnă purificare, curăţare, abundenţă, vitalitate, este considerat
Burada Nevruz yani yeni gün kelimesinin yeni yılın ilk günü, simbolul vitalităţii.
yeni günü manasının dışında ikinci manasıyla karşılaşıyoruz. O da Pe de altă parte sunt tot felul de convingeri despre începutul
nevruzun, yeryüzünde tabiatın uzun kıştan çıkarak, canlanıp hare- de Yenigün, găsirea vieţii înainte de Islam. Unele dintre ele pot fi
ketlenmeye başladığı ilk güne olmasıdır. Nevruz gibi mübarek bir enumerate după cum urmează:
günde halk münakaşa ve kavgadan kaçınır, hatta herşeye karşı 1. „Ergenekon” Ziua de plecare a triburilor turceşti în lume
hoşgörülü olmaya, hata ve kusurları affetmeye çalışır. Çünkü, düş- este îndeplinită la 21 martie, fiind sărbătorită ca Zi a „Eliberării”.
manlık, kin ve dargınlıkların soğuk kışla birlikte yeryüzünden kalkması
2. În vechiul calendar turc, cu cele douăsprezece animale,
istenir. Nevruz gününde hayırların çoğalıp, kötülüklerin yok olması
ziua 21 martie este acceptată ca egală cu noaptea „Crăciun”,
elzemdir. Bu sebeple Kazak Türklerinde “ulusun ulu gününde babanı
iar festivităţile de Anul Nou au avut loc în această zi.
öldüren sana gelip af dilerse, affet” şeklinde bir inanç mevcuttur.
3. La sfârşit de iarnă începe primăvara, natura reînvie la
Nevruzda muhtaç ve yoksullara yardım eli uzatılır. Dul ve yetim-
21 martie, triburile turcice încep să migreze spre păşuni bogate
lere, kimsesizlere maddi ve manevi yardımlar yapılır. Onların da bu kutlu günde mutlu
şi astfel în această zi a fost sărbătorit „Festivalul de primăvară”.
ve sevinçli olmasının teminine çalışılır.
Natura, evoluează în funcţie de timp şi loc, suferă unele mo-
Yarım asırdan fazla bir zaman için Türk halkları nevruz kutlamalarından uzak kalma-
dificări ce se desfăşoară ca şi alte elemente culturale care s-au
sına rağmen, günümüzde onu tekrar canlandırarak, yukarıdaki muhteva çerçevesinde
format în jurul Yenigün. Acestea se nasc ca elemente de cultură,
kutlamalar yapmaktadırlar. Ancak bu arada nevruz konusunda ona ilk kavuşmanın he-
cresc şi suferă unele modificări. Odată ce majoritatea triburilor
yecan ve mutluluğuyla yapılan büyük ve görkemli kutlamaların son yıllarda zayıflamaya
turceşti adoptă religia islamică toate acele tradiţii străvechi nu
başladığı da dikkatlerden kaçmamaktadır. Bu eğilim böyle devam ederse, milletimizin
intră în contradicţie cu noua religie. Obiceiurile, credinţele cere-
eski devirlerden beri kutlana gelen nevruz bayramının, yaşadığımız devrin ekonomik
moniile efectuate până în acel punct se combină cu elementele
sıkıntılarının da etkisiyle hızlanarak, yakın bir gelecekte önemini kaybetme tehlikesi
islamice. Elemente ale culturilor antice arabe şi persane se regă-
ihtimal dahilindedir. Bu yüzden onu devrin icaplarına uygun hale getirerek, bu tehlikeyi
sesc, traversând milenii, în cultura turcă de astăzi.
savuşturmanın çarelerini şimdiden düşünmek gereklidir. Ancak o zaman nevruzumuz
daha derin bir mana kazanacak ve nesilden nesile aktarılarak önemini kaybetmeden Ciocnirea dintre două ouă este o tradiţie în Ziua Nouă. Toate
yaşayacaktır. ouăle adunate pentru această Nouă Zi sunt vopsite în culorile
Serin Türkoğlu reprezentative ale celor patru elemente. Roşu reprezintă focul,
albastru apa, verdele pământul iar galben este desigur aerul. Pe

Ziua Renaşterii, Păcii şi a lângă acestea patru avem al cincilea element care este spiritul,
chintesenţa şi este reprezentat de culoarea obţinută prin fierbe-
rea ouălor în coji de ceapă. Coloarea chintesenţei, a eterului, a

Prieteniei spiritului este undeva între bej şi gri. Oul este evident argumentul
unei noi vieţi.
Sărbătoarea YENI GÜN este în cultura naţională turcă un nou început ce vine în întâmpinarea neajunsurilor şi În alte credinţe se consideră că:
transformarea acestora în lucruri pozitive. Toate tradiţiile, ritualurile, obiceiurile, credinţele, ceremoniile, festivalurile 1. Dumnezeu a creat Pământul la 21 martie şi a înverzit pă-
au un rol deosebit de important în cultura turcă. În afară de sărbătorile naţionale şi religioase, sărbătoarea primăverii mântul în acea zi.
• Martie – Mart •
pagina
sayfa 22 23 pagina
sayfa
• Martie – Mart •

2. Hz. Adam este considerat strămoşul omenirii care a fost creat de Allah din noroi la 21 martie.
3. Satana este alungat din rai pentru fărădelegi, inclusiv pentru faptul că i-a momit pe Adam şi Eva să mănânce
TOP 10 – RADIO T – Martie
din fructul oprit. Într- o zi de 21 martie aceştia (Adam şi Eva) scapă de regrete şi sunt iertaţi de Allah.
4. Porumbelul trimis după inundaţii/potop de pe Arcă de Profetul Noe se întoarce pe navă cu o ramură de măslin
înmugurit în cioc; întâmpinat ca o comoară ce demonstrează apropierea primăverii; Profetul a înţeles că porumbelul
a găsit uscatul.
Cum avem din vechile credinţe tot felul de considerente
despre originea lumii vom avea relatări, legende şi convingeri
păstrate şi după adoptarea Islamului.
Yenigün este un motiv bogat pe care îl putem găsi în mai
multe exemple din literatura clasică.
1. Sosirea Nevruz-ului, a fost considerat ca un început al primă-
verii, toată lumea are de împodobit cu verdeaţă şi de înmiresmat
cu flori; a fost acceptată aproape ca o înviere.
Au fost scrise poezii de primăvară, diverse reprezentări în care
această Nouă Zi a fost descrisă ca o sărbătoare de primăvară, o
bucurie dată de primăvară.
2. Nevruz ca motiv în literatura noastră clasică este adesea
folosit ca o comparaţie sau o metaforă, un element al bucuriei,
a vieţii noi.
3. Poeţii au asemănat de foarte multe ori Nevruz-ul cu o
mamă a tuturor sultanilor, regilor şi împăraţilor
4. În artă Nevruz-ul apare ca o îngemănare a zilei cu noaptea.
Există chiar şi o floare Nevruziye deosebit de frumoasă şi înmires-
mată care decorează ferestrele.
5. Nevruz în multe locuri din poezia noastră clasică şi într-un
alt domeniu vechi precum muzica noastră este folosit ca moda-
litate de a ne înţelege în viitor, motivul care conduce la unitate şi
înţelegere.
Soarele care încălzeşte pământul aduce bunătate şi bunăs-
tare. Noaptea, frigul, întunericul, tristeţea şi sărăcia iernii este înlo-
10- Ersay Üner – Güm
cuită cu soarele cald şi luminos şi abundenţa dată de primăvară.
Simbolul principal al Nevruz-ului este Soarele care este totodată
9- Sezen Aksu – Bende yoluma giderim
şi simbolul prieteniei. În consecinţă sărbătoarea de primăvară
Yenigün celebrează bunătatea, abundenţa, fertilitatea, unitatea.
8- Hande Ünsal- Daha iyi
Yenigün, noua zi este o sărbătoare îndelung celebrată în întreaga lume turcică din timpuri memoriale. Deaseme-
nea este una dintre cele mai importante sărbători care definesc cultura noastră comună, o sărbătoare a consolidării 7- Yağmur Aydın&Damla Yılmaz - Yağdır
unităţii comunităţilor. Yenigün formează legătura dintre culturi fiind efectiv o zi a iubirii.
Pentru toate popoarele lumii, 21 Martie reprezintă echinocţiul de primăvară, ziua este egală cu noaptea, prima 6--Soner Sarıkabaday – Ölümüne
zi de Primavara a noului an, yenigün/nevruz este ziua in care sarbatorim soarele si recăpătarea puterii lui, reînvierea
naturii si bucuria de a trai. Totodată sarbatorim puritatea şi dragostea, femininul si masculinul, viaţa si moartea etc. 5- Ilyas Yalçintaş- Olur olur
Uniunea Democrată Turcă din România are şi de această dată deosebita plăcere de a aduce laolaltă oameni
4-Ziynet Sali - Ömrüm
interesaţi de cultură, profesori, părinţi şi elevi la evenimentul cultural UDTR „Primăvara Comunitară”. În cadrul Festivalului
Interetnic „Primăvara Comunitară”, ediţia a XVII-a, Uniunea Democrată Turcă din România va participa cu ansamblurile 3-Berkay- Iki Hece
de dans folcloric Kardelen, Martılar, Fidanlar şi Delikanlilar care vor prezenta dansuri din repertoriul tradiţional turcesc.
Evenimentul multicultural, organizat de UDTR, prin comisia de cultură are ca invitaţi mai multe comunităţi etnice care 2-Murat Boz – Can Kenarım
se vor întrece în cântece şi dansuri tradiţionale cu echipele UDTR. Într-o atmosferă prietenească, prin dans şi căntec,
toţi participanţii la această gală a convieţuirii multietnice, vă vor dărui multă bucurie şi emoţie sufletească pentru 1. Mustafa Ceceli&Irem
care, sperăm, vor primi multe aplauze, lacrimi de bucurie, binecuvântări date din tot sufletul şi multe multe mulţumiri.
Derici&Sinan Akcil - Yasaklanmalı
Serin Türkoğlu
• Martie – Mart •
pagina
sayfa 24 25 pagina
sayfa
• Martie – Mart •

Son olarak elenmiş unu azar azar katıp hamuru 1 adetrendelenmiş kuru soğan 3 adetyumurta
toparlanana kadar yoğurun. 3 yemek kaşığıbayat ekmek içi ya da galeta unu 1 çay bardağıyoğurt
Kıvam alan ve toparlanan hamurun üzerini streç 1 adetyumurta 1,5 su bardağıun
filmle kapattıktan sonra oda sıcaklığında 30 dakika 1 çay kaşığıtuz 1 su bardağısüt
kadar mayalanması için bekletin. 1 çay kaşığıkarabiber 1 paketkabartma tozu
Poğaçaların iç harcı için; maydanozu incecik 1 çay kaşığıkimyon 1 paketvanilin
kıyın. Rendelenmiş kaşar peyniri ve ezilmiş yağsız beyaz Sosu için: Fırın kabını yağlamak için:
peyniri küçük bir kapta karıştırın. 2 yemek kaşığıayçiçek yağı 1 yemek kaşığıtereyağı
Mayalanan poğaça hamurundan yumurta bü- 1 tatlı kaşığıdomates salçası Şerbeti için:
yüklüğünde parçalar kopartın. Orta kısımlarına peynirli 2 adetrendelenmiş domates 2 su bardağısu
iç harçtan yerleştirdikten sonra kapatıp yassı ya da 2 su bardağısıcak su
Susamlı Poğaça yuvarlak şekiller verin. 1/2 çay kaşığıtuz
2 su bardağıtoz şeker
1/2 adetlimon suyu
Üzüm pekmezi ve suyu geniş bir kapta karıştırın.
Malzemeler Susam tanelerini düz bir tabağa alın. İzmir Köfte Tarifi Nasıl Yapılır? Şerbetli İrmik Tatlısı Tarifi Nasıl
5 yemek kaşığıılık süt Köfte harcı için; orta yağlı kıyma, rendelenmiş
Hazırladığınız poğaçaları öncelikle pekmezli Yapılır?
5 yemek kaşığıılık su kuru soğan, bayat ekmek içi, yumurta, tuz, karabiber
suya ardından susama batırdıktan sonra tabanına 3 adet yumurta, 9 yemek kaşığı toz şeker ve 1 çay
1 paketinstant maya (10 gram) ve kimyonu oval bir kaba alın. Tüm malzemeyi iyice
yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine aralıklı olarak dizin. bardağı yoğurdu derin bir kapta mikser yardımıyla toz
1 yemek kaşığıtoz şeker özleşene kadar yoğurun.
Son mayalanma işlemi için 15 dakika kadar bekletin. şeker eriyene kadar çırpın.
5 yemek kaşığıayçiçek yağı
Önceden ısıtılmış 180 derece fırında üzerleri kıza- Köfte harcından ceviz büyüklüğünde parçalar
1 adetyumurta 1 su bardağı süt, 1 paket vanilini ekleyin.
rana kadar pişirin. Yumuşacık poğaçaları kısa bir süre alın ve avuç içinizde yuvarlayıp, bastırarak şekil verin.
100 gramtereyağı (oda sıcaklığında bekletilmiş) 1,5 su bardağı elenmiş un, 9 yemek kaşığı irmik ve
dinlendirdikten sonra sevdiklerinizle paylaşın. Hazırladığınız köfteleri servis tabağına dizerek bekletin.
1 tatlı kaşığıtuz 1 paket kabartma tozunu sırasıyla ekleyin. Ardından
4 su bardağıun Kabuğunu soyduğunuz patatesleri elma dilimi
güzelce karıştırın.
şeklinde doğrayın. Domatesleri halka halka doğrayın.
İçi için: Fırın kabını tereyağı ile yağlayın ve tatlı harcını
Sap kısımlarını kestiğiniz yeşil biberleri, uzunlamasına
1 su bardağırendelenmiş kaşar peyniri kalıba aldıktan sonra üzerini bir spatula yardımıyla
kesin ve ortadan ikiye bölün.
100 gramyağsız beyaz peynir düzeltin.
Ayçiçek yağını derin bir tencerede kızdırın. Sıra-
1/4 demetmaydanoz Tatlıyı önceden ısıtılmış 175 derece fırında 35
sıyla; patates dilimlerini ve köfteleri renk alana kadar
Üzeri için: dakika kadar pişirin.
kızartın. Fazla yağlarını bırakması için; kağıt havlu serili
4 yemek kaşığıüzüm pekmezi bir servis tabağına çıkartın. Tatlının şerbeti için; 2 su bardağı toz şeker ve 2
3 yemek kaşığısu su bardağı suyu 10 dakika kadar kaynatın. 3-4 damla
Sos için; ayçiçek yağını kızdırın. Domates salçasını
1/2 su bardağıkavrulmuş susam limon suyunu katın ve kaynayan şerbeti 5 dakika sonra
2- 3 dakika kadar kavurun. Rendelenmiş domatesleri
Susamlı Poğaça Tarifinin Püf Noktası ocaktan alın, ılınması için bekletin.
ekleyin ve karıştırın. Kavrulan domateslere sıcak suyu
Kullandığınız tüm malzemeleri oda sıcaklığında ve tuzu ekledikten sonra 3- 4 dakika kadar kaynatın. Fırından aldığınız sıcak tatlının üzerine ılık şerbeti
kullanmaya dikkat edin. dökün, şerbetini içine çekmesi için 10 dakika kadar
Köfte ve patates dilimlerini fırın tepsisine sırayla
Susamlı Poğaça Tarifinin Pişirme Önerisi bekledikten.
dizin. Aralarına domates ve yeşil biber dilimlerini yer-
Hazırladığınız poğaçaların üzerini arzuya göre leştirin. Sonra dilimleyin.
susam-çörek otu karışımıyla da kaplayabilirsiniz. Arzu Hazırladığınız sosu üzerlerine gezdirin. Önceden Ardından servis edin. Afiyet olsun!
ettiğiniz iç harcıyla poğaçaları hazırlayabilirsiniz.
Susamlı Poğaça Tarifi Nasıl Yapılır?
İzmir Köfte ısıtılmış 200 derece fırında 20 dakika biber ve domates
dilimleri kızarana kadar pişirin. Ilık olarak servis edin.
Ilık su, toz şekerin yarısı ve instant mayayı geniş bir Malzemeler Sevdiklerinizle paylaşın.
karıştırma kabına alın ve mayalanmanın ilk aşaması 4 adetpatates
için bekletin. 4 adetyeşil biber
Kabarmaya başlayan maya karışımına kalan toz 2 adetdomates Şerbetli İrmik Tatlısı
şeker ve ılık sütü ekleyip karıştırın. Kızartmak için:
1,5 su bardağıayçiçek yağı Malzemeler
Yumurta, ayçiçek yağı, oda sıcaklığında beklet-
Köftesi için: 9 yemek kaşığıirmik
tiğiniz tereyağı ve tuzu ilave edip karıştırma işlemini
9 yemek kaşığıtoz şeker
sürdürün. 500 gramorta yağlı kıyma
• Martie – Mart •
pagina
sayfa 26 27 pagina
sayfa
• Martie – Mart •

Keloğlan ile Kırmızı Taş Masalı


Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde uzak bir ülkede Keloğlan ve annesi yaşarmış.
Annesi onu çok sever ` kel oğlum keleş oğlum, canımın içi oğlum, büyüde anana bak, anan yaşlanıyor a oğlum` der-
miş. Anası bunu söyledikçe keloğlan hoplar zıplar, şımarır; “A benim canım anam, gözümün nuru anam, hele sen bir
yaşlan, keloğlan bakar anam” diye cevap verirmiş.
Bir gün annesi komşuya gitmek için evden çıkmış, çıkarken de, Keloğlan’ı tembihlemiş.
– Sakın ha evden dışarı çıkma, kırmızı taşla maşla oynama, sonra yel alır seni, orada anam diye ağlama.
– Tamam anam, canım anam, hiçbir yere gitmem anam` demiş bizim Keloğlan ve anasının arkasından el sallamış..
Masal bu ya o sırada bir kuş keloğlanın odasının camına gelmiş ve ona seslenmiş.
– Keloğlan keleş oğlan
Neden bu telaş oğlan,
Annen sana kal dedi
Ama sen gel geç oğlan
Keloğlan şaşırmış önce. Kuşun nasıl konuştuğuna akıl sır erdirememiş. Sonra
– sSen nasıl konuşuyorsun böyle diyerek kuşa doğru koşmuş, kuşu kanadından yakalamaya çalışmış. Kuş öyle bir
uçmuş ki, sanırsınız bir daha kimseler yakalayamaz onu. Keloğlan;
– Vay benim kel başım, keleş başım.. Vay benim can kuşum, can kuşum diye ağlamaya başlamış. Sonra kendisi
de niye ağladığını anlamamış, söylediklerine akıl sır erdirememiş. O sırada kuş cama doğru yaklaşıp;
– Kırmızı taşa bak, hemen olduğun yerden kalk, prensesi bul, çabuk oradan uzaklaş. Diyerek uçmuş gitmiş. Keloğ-
lan ne olduğunu anlamaya çalışmış ama bir türlü çözememiş. Ama içinden bir ses ona adeta baskı yapıyormuş, sanki
meraktan çatlayacakmış. Keloğlan evden çıkmış, saatlerce yürümüş, yürümüş bir süre sonra kaybolduğunu anlamış.
Kaybolmuş ama sanki başka bir ülkeye gelmiş gibiymiş. Her yerde
kırmızı taşlar varmış. Taşlara doğru eğilip dokunmaya çalışınca,
taşlar kaçmaya başlıyormuş. Keloğlan onları kovalamış, taşlar
kaçmış, Keloğlan kovalamış taşlar kaçmış ve annesinin söylediği
o rüzgar keloğlanı almış uçurmuş. Keloğlan uçarken bir yandan
da annesinin sözlerini hatırlıyormuş. en sonunda kendini karanlık
bir çukurun içinde bulmuş. Etraf zifiri karanlıkmış. Keloğlan bu zifir
gibi karanlık içinde ne yapacağını bilemez halde duruyorken,
bir kuş uçmuş havaya doğru, bu kuş Keloğlan’ın yanına gelen
küçük kuşun ta kendisiymiş. Keloğlan’a kanadının birini uzat-
mış, Keloğlan tam kanadını tutuyormuş ki, kuş onun
eline kırmızı bir taş bırakıp uçuvermiş. Keloğlan
günlerce elindeki bu kırmızı taşla dolaşmış dur-
muş, hatta bir ejderha onu az kalsın yiyormuş,
bizimki canını zor kurtarmış.
Birkaç gün sonra bir cüce keloğlanın yolunu
kesmiş,`Sen bu kırmızı taşlardan ne istersin, bırak git`
demiş. Keloğlan cüceyi epeyce kovalamış ve sonunda
cüce gözden kaybolmuş. Sonunda bir de kafasını çevirip
bakmış ki, kocaman bir sarayın yanı başında duruyor: Sarayın
kapısında yine o kuş, Keloğlan elindeki kırmızı taşı kuşa doğru
fırlatmış;
– Benim başıma ne haller açtın. Senin yüzünden nerelere
geldim ben, anamı nasıl bulacağım söyle bana. Köyüme nasıl
döneceğim diye bağırmaya başlamış. Taş kuşun kafasına çarpmış,
çarpar çarpmaz etrafa kırmızı taşlar yağmaya başlamış ve o kız
güzeller güzeli bir prenses olmuş, Keloğlan bu prensesle kırk gün kırk
gece düğün yapmış ve köyüne dönmüş.
A DRESE UTILE
Ambasada Republicii Turcia Primăria Administraţia Finanţelor Oficiul Judeţean pentru
la Bucureşti Municipiului Mangalia Publice Medgidia Protecţia Consumatorilor
Calea Dorobanţilor nr. 72, sc. 1, Şos. Constanţei nr. 13 tel: 0241.751905 str. Decebal nr. 37 tel: 0241.810334 Constanţa
Bucureşti tel-fax: 0241.814766, 0241.810385
tel-fax: 021.2124849 str. Poporului nr. 121 bis
Primăria tel: 0241.550550
Municipiului Medgidia Direcţia Regionala Vamală
Consulatul General al
Republicii Turcia
Str. Decebal nr. 35 tel: 0241.812300 Constanţa S.C. ENEL S.A.
Primăria Tulcea tel. 0240.511440 Sucursala de Distribuţie a
la Constanţa Prefectura Tulcea B-dul Tomis nr. 312 A
B-dul Ferdinand nr. 82, Consiluiul Judeţean Tulcea tel: 0241.519244 fax: 0241.692408 Energiei Electrice
tel: 0241.607910, fax: 0241.615367 str. Păcii nr. 20 tel: 0240.512640 Constanţa
Ministerul Justiţiei
str. Nicolae Iorga nr. 89.A
Consulatul General Inspectoratul de Jandarmi Curtea de Apel Constanţa tel: 0241.805999
al Republicii Turcia la Judeţean Constanţa str. Traian nr. 35.C fax: 0241.616340
Constanţa str. Mircea cel Bătrân nr. 108 tel: 0241.615248 tel-fax: 0241.616003
Biroul Ataşatului comercial tel: 0241.618969, 956 Congaz S.A.
B-dul Mamaia nr. 48, Constanţa Tribunalul Judeţean str. Vasile Parvan nr. 16, Constanţa
tel: 0341.147212 fax: 0341.146635 Inspectoratul pentru situaţii Constanţa tel: 0241.508238
kostence@ekonomi.gov.tr
de urgenţă „Dobrogea” al Secţia Civilă – Comercială fax: 0241.542969
Muftiatul Cultului Musulman judeţului Constanţa str. Traian 31 tel: 0241.606572
din România str. Mircea cel Bătrân nr. 110 tel: 0241.606591, 606597, 606598 Regia Autonomă Judeţeană
tel: 0241.617381 fax: 0241.616342 fax: 0241.551342, 551343
str. Bogdan Vodă nr. 75, Constanţa de Apa Constanţa
B-dul Tomis nr. 67 tel: 0241.611666 Sectia Penală
tel: 0241.611390 str. Călăraşi nr. 22-24
B-dul I.C. Brătianu nr. 2-4
Inspectoratul Judeţean de tel-fax: 0241.619628 tel: 0241.664046, 661940, 664444
T.I.A.D. -
Poliţie Constanţa
Asociaţia Oamenilor de RADET
B-dul Mamaia 104 tel: 0241.611364 Judecătoria Mangalia
Afaceri Turci din Dobrogea B-dul Tomis nr. 107, Constanţa
str. Mircea cel Bătrân nr. 4
str. Eliberării nr. 4 etaj 2, Constanţa Poliţia tel/fax: 0241.616937
tel: 0241.755 567 tel-fax: 0241.755568
tel-fax: 0241.629841
Municipiului Constanţa
T.I.A.D. Asociaţia B-dul Mamaia nr. 104-106 Judecătoria Medgidia Deranjamente
tel: 0241.502374
Oamenilor de Afaceri Turci str. Independenţei nr. 14
tel: 0241.810287 tel-fax: 0241.810687 DERANJAMENTE POSTURI
Bucureşti Poliţia Municipiului Mangalia TELEFONICE . .................. 0800.880800
str. Ritmului nr. 7, sector 2, Bucureşti
Şos. Constanţei nr. 1 Ministerul Muncii, INFORMAŢII NUMERE CLIENŢI . 118932
tel-fax: 021.2501877, 021.2504593
tel: 0241.751305 fax: 0241.751307 Solidarităţii Sociale şi Familiei INFORMAŢII DIVERSE ............... 118800
TUYAB - Direcţia de Muncă,
Poliţia Municipiului Medgidia Alte servicii
Uniunea Investitorilor Turci Solidaritate Socială şi
str. Republicii nr. 15
din România tel: 0241.810730 fax: 0241.810434 Familie Constanţa DERANJAMENTE APĂ-CANAL ..... 924
B-dul Burebista, nr. 3, Bl. D 16, sc. 1, str. Decebal nr. 13 C DERANJAMENTE CONGAZ .......... 928
etaj 3, ap. 13, sector 3, Bucureşti Ministerul Agriculturii, pădurilor şi tel: 0241.612597 fax: 0241.694337
tel: 021.3262548 Dezvoltării Rurale DERANJAMENTE DISTRIBUŢIE
Direcţia pentru agricultură şi Inspectoratul Teritorial de ENERGIE ELECTRICĂ ................... 929
Romanya Türkiye Ticaret ve dezvoltare rurală Constanţa INFORMATII S.N.C.F.R. . ................ 952
Sanay Odası Muncă Constanţa
str. Revoluţiei din 22 Decembrie, 17-19 POLIŢIA ClRCULAŢIE . ................... 954
Camera de Comerţ tel: 0241.618136, 0241.611678 str. Decebal nr. 13.C fax: 0241.694317
tel: 0241.691254, 693 951 JANDARMERIE ............................... 956
Bilaterală România-Turcia fax: 0241.618962
TELEGRAME TELEFONATE . ........ 957
str. Austrului nr. 58, Ministerul Sănătăţii
Ministerul Culturii şi Cultelor
sector 2, Bucureşti POLIŢIA DE FRONTIERĂ . ............. 959
tel: 021.3269722, fax: 021.3263667 Direcţia Judeţeană pentru Direcţia Judeţeană de
ASISTENŢA SOCIALĂ .................... 979
cultură, culte şi patrimoniu sănătate publică Constanţa
PROTECŢIA CIVILĂ . ...................... 982
Colegiul Naţional cultural naţional Constanţa str. Mihai Eminescu nr. 2
Kemal Ataturk str. Mircea cel Bătrân nr. 106 tel: 0241.694443, 0241.616176 Serviciul unic pentru
str. Română nr. 2, Medgidia tel: 0241.613008 fax: 0241.512060 apeluri de urgenţă ......... 112
tel: 0241.811522, 0241.820577
Ministerul Finanţelor Publice Ministerul Transporturilor,
Direcţia Generală a Centrul de Educaţie şi
Consiliul Judeţean Construcţiilor şi Turismului
Finanţelor Publice Constanţa Cultură Turcă – UDTR
Constanţa Registrul Auto Român
Bd. Al. Lăpușneanu nr. 71, bl. LV1 parter
B-dul Tomis nr. 51 B-dul Tomis nr. 51 Constanţa
tel.: 0241.488404, 0241.708404 tel: 0241.708010 fax: 0241.708011 tel: 0241.512528, 0341.432634
B-dul I.C. Bratianu nr. 250
fax: 0241.708453
tel: 0241.690040
Direcţia Generală a
tel-fax: 0241.690055, 0241.690085
Prefectura Finanţelor Publice Constanţa
Judeţului Constanţa B-dul I. Gh. Duca nr. 18
Agenţia Judeţeană pentru
B-dul Tomis nr. 51 fax: 0241.615672 tel: 0241.488010 fax: 0241.488011
Ocuparea Forţei de Muncă Mihail Kogălniceanu
tel: 0241.617788, 0241.615065
Constanţa str. Tudor Vladimirescu nr. 4
Administrația Finanţelor
Primăria cod 907195, jud. Constanţa
Publice Mangalia str. Lacului nr. 14
Municipiului Constanţa Şos. Constanţei nr. 13 tel: 0241.613207, 0241.619626 telefon: 00 40 241 256456
B-dul Tomis nr. 51 tel: 0241.708100 tel: 0241.753795 fax: 0241.755005 fax: 0241.673840 00 40 241 255100 int. 820